• GBS’nin klinik ve elektrofizyolojik özellikleri pandemi dönemlerinde stabil kaldı
• Pandemi dönemlerinde öncül olayların dağılımı önemli ölçüde değişti
• Pandemi sonrası grupta, hastaneye yatış anında daha az düzeyde engellilik gözlendi
• Elektrofizyolojik alt tip dağılımında zamansal anlamlı bir değişiklik gözlenmedi
• Pandemiyle ilişkili çevresel faktörler, GBS’nin temel fenotipini değiştirmedi
Giriş ve Amaç: COVID-19 pandemisi, solunum ve gastrointestinal patojenlere maruz kalma modellerini, sağlık hizmeti arama davranışlarını ve çevresel bağışıklık tetikleyicilerini önemli ölçüde değiştirdi. Bu nedenle, sıklıkla öncesinde bir enfeksiyon olan, immün aracılı bir poliradikülonöropati olan Guillain-Barré sendromu (GBS), pandemiyle ilgili dönemlerde klinik veya elektrofizyolojik alt tip dağılımında değişiklikler gösterebilir. Ancak, GBS’nin klinik ve elektrofizyolojik özelliklerinin pandemi dönemleri boyunca değişip değişmediği hâlâ belirsizliğini koruyor.Yöntem: Bu retrospektif kohort, Mart 2015 ile Ekim 2025 tarihleri arasında GBS tanısı konmuş yetişkinleri içermektedir. Hastalar pre-pandemik, pandemik ve post-pandemik dönemler olarak üç gruba ayrıldı. Klinik özellikler, öncül olaylar, şiddet skorları ve elektrofizyolojik alt tipler (Uncini kriterleri kullanılarak sınıflandırılmıştır) karşılaştırıldı. Grup karşılaştırmaları ki-kare testi, Fisher’ın kesin testi ve uygun durumlarda nonparametrik testler kullanılarak yapılmıştır.Sonuçlar: Yetmiş hasta dâhil edildi: 31’i COVID-19 pandemisinden önce (Mart 2015-Şubat 2020), 24’ü pandemi sırasında (Mart 2020-Mayıs 2023) ve 15’i pandemi sonrası dönemde (Haziran 2023-Ekim 2025). Yaş, cinsiyet, BOS bulguları ile klinik ve elektrofizyolojik alt tiplerin dağılımları açısından gruplar arasında benzerdi. Duyusal ve motor semptom alt kategorileri ve derin tendon refleksleri farklılık göstermedi. Öncü olay türleri dönemler arasında anlamlı farklılık gösterdi (p=0,015). Başvuru anındaki Hughes skoru, Medical Research Council (MRC) toplam skoru ve modifiye Erasmus GBS Solunum Yetmezliği Skoru (mEGRIS) skoru anlamlı derecede farklıydı; bu da pandemi öncesi dönemdeki hastaların başvuru anında daha şiddetli hastalığa sahip olduğunu gösteriyordu. Post-hoc karşılaştırmalar, bu farklılıkların esas olarak pandemi öncesi ve sonrası gruplar arasındaki karşılaştırmalardan kaynaklandığını göstermiştir.
Sonuç: Pandemiyle ilişkili epidemiyolojik değişikliklere rağmen, GBS’nin temel klinik ve elektrofizyolojik özellikleri sabit kaldı. Ancak, başlangıçtaki hastalık şiddetindeki farklılıklar, hastalığın patofizyolojisindeki içsel değişikliklerden ziyade, çevresel maruziyetlerdeki ve sağlık hizmeti arama davranışındaki değişiklikleri yansıtabilir.
Anahtar Sözcükler: COVID-19 pandemisi, çevresel etkiler, Guillain-Barré