• Bipolar I bozuklukta tıkınırcasına yeme bozukluğu %19,3 oranında görüldü
• Çocukluk travmaları, özellikle fiziksel istismar, TYB ile yakından ilişkili
• TYB varlığı; hızlı döngülülük, psikotik ataklar ve intihar girişimleriyle ilişkili
Giriş ve Amaç: Bipolar I bozukluk (BB-I) özellikle tıkınırcasına yeme bozukluğu (TYB) olmak üzere yeme bozuklukları ile sık görülen bir komorbiditeye sahiptir. TYB’nin varlığı, hastalığın seyrini olumsuz etkileyerek yineleme riskini ve işlev kaybını artırabilir. BB-I hastalarında TYB ile çocukluk çağı travmaları (ÇÇT) arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmalar sınırlıdır. Bu çalışma, ötimik BB-I hastalarında TYB prevalansını belirlemeyi ve TYB’nin ÇÇT ile klinik özelliklerle ilişkisini araştırmayı amaçlamaktadır.Yöntem: Kesitsel tasarımlı bu çalışmaya DSM-5 tanı kriterlerine göre tanı almış ve en az altı aydır ötimik durumda olan 150 BB-I hastası dâhil edilmiştir. Katılımcılardan sosyodemografik ve klinik veriler, psikiyatrik ek tanılar ve ilaç kullanımı kaydedilmiştir. TYB, DSM-5 için Yapılandırılmış Klinik Görüşme (SCID-5) ve geçerliliği sağlanmış yeme bozukluğu ölçekleri ile değerlendirilmiştir. Çocukluk çağı travmaları, Çocukluk Çağı Travma Ölçeği (ÇÇTÖ) ile ölçülmüştür. İstatistiksel analizlerde grup karşılaştırmaları ve çok değişkenli lojistik regresyon kullanılmıştır.
Bulgular: Örneklemde TYB prevalansı %19,3 olarak bulunmuştur. Kadın cinsiyet, yüksek beden ağırlığı ve beden kitle endeksi TYB ile anlamlı biçimde ilişkili bulunmuştur. Tıkınırcasına yeme bozukluğu tanısı olan hastalarda psikotik epizotlar, hızlı döngülülük ve intihar girişimleri daha sık gözlenmiştir. Tıkınırcasına yeme bozukluğu grubunda ÇÇTÖ toplam puanı ve özellikle fiziksel istismar alt boyutu anlamlı olarak daha yüksek saptanmıştır. Lojistik regresyon analizinde kadın cinsiyet, fiziksel istismar öyküsü ve yüksek yeme bozukluğu ölçek puanları TYB için bağımsız yordayıcılar olarak belirlenmiştir.
Sonuç: Sonuçlarımız, TYB’nin ötimik BB-I hastalarında artmış hastalık yükü ve yaygın ÇÇT tarafından şekillendirilen ayrı ve klinik açıdan ciddi bir profil olduğunu göstermektedir. Bu bulgular, BB-I hastalarının değerlendirilmesinde yeme davranışı sorunlarının ve travma öyküsünün düzenli olarak taranmasının, riskli olguların erken saptanması ve daha hedefe yönelik tedavilerin uygulanmasına olanak sağlayacağını ortaya koymaktadır.
Anahtar Sözcükler: Bipolar I bozukluk, çocukluk çağı travması,