Öne Çıkan Noktalar
Türkçe Özet
Amaç: Çalışmamızda epilepsi hastalarında nöbetlerle zamansal ilişkisine
göre başağrılarının sıklığı, bu başağrılarının tipleri ve klinik özelliklerini
incelemeyi amaçladık.
Yöntem: Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi epilepsi polikliniğine başvuran,
100 epilepsi hastası (60 kadın, 40 erkek) onam formları alınarak çalışmaya
alındı. Semptomatik epilepsi, sekonder başağrıları ve mental geriliğe sahip
hastalar çalışma dışı bırakıldı. Epilepsi hastaları nöbetle ilişkili başağrısı
olanlar ve olmayanlar olmak üzere iki gruba ayrıldı. Ayrıca, nöbetle
zamansal ilişkilerine göre başağrıları preiktal, iktal ve postiktal başağrıları
olarak gruplandırılıp, nöbetle ilişkili başağrılarının özellikleri incelendi
ve nöbetle ilişkili başağrısı olan ve olmayan hastalar demografik, klinik
özellikler açısından karşılaştırıldı.
Bulgular: Çalışmamızda nöbetle ilişkili başağrısı sıklığı %42 olarak
saptandı. Nöbetle ilişkili başağrıları daha sık postiktal dönemde ve daha
çok migren benzeri başağrısı karakterinde idi. Nöbet dönemlerine göre
hastaların 22’sinde (%52,3) ağrı her nöbet döneminde gözlendi. Preiktal
başağrısının, postiktal başağrısına göre daha sık olarak migren benzeri
olduğu ve daha sık olarak da auranın eşlik ettiği saptandı.
Sonuç: Başağrısı ve epilepsi en sık görülen paroksismal nörolojik
durumlardır. Ancak, çoğunlukla epilepsi semptomlarının daha dikkat
çekici olması ve kliniğinin daha dramatik bir tablo göstermesi sebebiyle,
birliktelik gösteren ek nörolojik durumlar gözden kaçabilmektedir. Hem
epilepsi hem de başağrısı semptomları yaşam kalitesini düşürdüğünden
her iki durumun da tedavi edilmesi önemlidir. Bu iki durum arasındaki
ilişkinin sorgulanması tedavi seçimi konusunda bize yol gösterebileceği
gibi yaşam kalitesinin düzeltilmesi konusunda yardımcı olur.