İnternal Karotis Arter Near-Oklüzyon Stent Tecrübelerimiz

Yılmaz İNANÇ, Yusuf İNANÇ
2020 Haziran - 57 (2)
TÜRKÇE PDF İNGİLİZCE PDF

Öne Çıkan Noktalar


Türkçe Özet

Amaç: İnternal karotis arterin (İKA) near-oklüzyonlarının (NO) tedavi
stratejisi hala tartışmalıdır. Bu çalışmamızda, merkezimize başvuran ve
revaskülarizasyon kararı alınan karotis arter NO darlığı olan 50 hastada
stent uygulamasının klinik sonuçlarını sunmayı amaçladık.
Yöntem: 2014–2017 yılları arasında Girişimsel Vasküler Nöroloji
kliniğinde stent takılan 180 hastadan NO olan 50 hasta retrospektif olarak
incelendi. Çalışmamıza işlem sırasında proksimal ve distal koruma cihazı
kullanan ve kullanmayan tüm hastalar dahil edildi. Hastalara karotid
arter stent (KAS) prosedüründen önce klinik nörolojik değerlendirme
ve karotid arter radyolojik görüntüleme yapıldı. İleri derecede stenozu
olan hastalara stent öncesi balon dilatasyon uygulandı. Rezidü darlık
tespit edilmesi durumunda, uygun ölçülerde balon ile post-dilatasyon
uygulandı. Stentleme işlemi esnasında ve sonrasında bradikardi,
hipotansiyon, reperfüzyon kanaması gibi bulgular ve 12 aylık dönemde
restenoz gelişen hastalar kaydedildi.
Bulgular: Bu çalışmaya karotis stenti takılan 50 (30 erkek, 20 kadın)
hasta dahil edildi. Hastaların yaş ortalaması 65 (28–81) idi. Reperfüzyon
kanaması bir (%2) hastada gözlendi ve hasta 3. haftasında exitus oldu.
Hastaların 10’unda (%20) işlem sonrası üç saatten az süren üşüme
titreme şikayeti oldu. Bir (%2) hastada 24 saati geçmeyen ensefalopati,
ajitasyon gözlendi. İki (%4) hastada hipotansiyon, 15 (%30) hastada
24 saatten kısa süren baş ağrısı oldu. Üç hastada işlem sonrası sheath
yerinde lokal hematom oldu, kompresyon uygulanarak tedavi edildi.
Altıncı ve 12. aylarda yapılan karotis renkli Doppler ultrasonografilerde
stent bölgelerinde 6 hastada (%12) restenoz bulguları izlendi.
Sonuç: İKA NO’nun doğal süreci iyi bilinmemekle birlikte, bu durum
şu anda düşünülenden daha sık olabilir. Özellikle İKA tıkanıklığı tanısı
konulduktan sonra, yeni ipsilateral semptomları olan hastalarda
doğru tanı konulması önemlidir. Tanı konulduktan sonra, tecrübeli
nörogirişimsel bir ekip tarafından yapıldığında KAS, düşük komplikasyon
oranları ile faydalı görünmektedir.