E-ISSN 1309-4866
Araştırma Makalesi
Nörotik Ekskoriyasyon Hastalarında Psikiyatrik Özellikler: Çocukluk Çağı Travmalarının Rolü
1 Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği, İstanbul, Türkiye  
2 Bahçelievler Devlet Hastanesi, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği, İstanbul, Türkiye  
3 Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği, İstanbul, Türkiye  
4 İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, İstanbul, Türkiye  
5 İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı, İstanbul, Türkiye  
Arch Neuropsychiatry 2015; 52: 336-341
DOI: 10.5152/npa.2015.9902
415 kez okundu, 401 kez indirildi

Anahtar Kelimeler: Nörotik ekskoriyasyon, deri yolma, dermatotillomani, psikodermatoloji, çocukluk çağı travması
Özet

Amaç: Nörotik Ekskoriyasyon (NE) primer psikolojik/psikiyatrik nedenli olan ve kendine zarar verme ile oluşan psikodermatolojik bir hastalıktır. Çocukluk çağı travmatik yaşantılarının kendine zarar verme davranışlarıyla yakından ilişkili olduğu bilinmektedir. Bu çalışmanın amacı NE hastalarında psikiyatrik özelliklerin saptanması ve çocukluk çağı travmatik yaşantılarının hastalığa olan etkisinin incelenmesidir.

 

Yöntem: Çalışmaya 18-65 yaş arasında iki deneyimli dermatolog tarafından muayene edilerek NE tanısı almış, son bir yıl içinde herhangi bir psikiyatrik tedavi almamış 38 hasta ve benzer sosyodemografik özellikler gösteren sağlıklı 40 kişi dahil edilmiştir. Klinik değerlendirme için DSM IV-TR için yapılandırılmış klinik görüşme Envanteri SCID-I, Beck Anksiyete Ölçeği (BAÖ), Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ) ve Çocukluk Çağı Travmaları Ölçeği-Kısa Form (CTQ-28) uygulanmıştır.

 

Bulgular: Çalışmamızda hasta grubunda BAÖ ve BDÖ skorlarının sağlıklı bireylere göre anlamlı olarak yüksek olduğu görülmüştür (p<0,05). NE olgularının %78.9’unun en az bir tane Eksen I psikiyatrik tanı aldığı, en sık görülen psikiyatrik tanıların majör depresyon ve anksiyete bozuklukları olduğu saptanmıştır. ÇTQ-28 skorları incelendiğinde ise NE hastalarında Duygusal İhmal, Duygusal Kötüye Kullanım ve Fiziksel Kötüye Kullanım alt ölçekleri ile Ağırlıklı Toplam Ortalama Puan skorları anlamlı olarak yüksek bulunmuştur (p<0,05). Cinsel Kötüye Kullanım ve Fiziksel İhmal alt ölçeği skorlarında ise her iki grup arasında anlamlı bir fark gözlenmemiştir (p>0,05). Hasta grubunda CTQ-28 Ağırlıklı Toplam Ortalama Puan ve alt ölçek skorlarının, anksiyete ve depresyon düzeyleriyle de pozitif yönde ilişkili olduğu görülmüştür.

 

Sonuç: NE hastalarında anksiyete ve depresyon düzeyleri belirgin olarak yüksekti, ve özellikle depresyon ve anksiyete bozukluğu gibi psikiyatrik tanılar hastalığa yüksek oranda eşlik etmekteydi. NE hastaları çocukluk çağı travmatik yaşantıları açısından kontrol grubu ile farklılık gösterdi, ve NE hastalarında travma skorları, anksiyete ve depresyon düzeyleri ile ilişkili bulundu. Çalışmamızın sonuçları çocukluk çağı travmalarının hem NE hem de eşlik eden psikiyatrik sorunların oluşumda önemli bir rolü olabileceğini göstermiştir. NE olgularında çocukluk çağı travmatik yaşantılarının ayrıntılı sorgulanması oldukça önem arz ettiğini ve psikoterapötik müdahalelerin kullanılması ile birçok hastanın tedavisinde daha iyi sonuçlar elde edilebileceği düşünmekteyiz. 

 

Anahtar Kelime
Yazarlar
Tümü
Yazar Köşesi
Duyurular
Anket
AVES | Copyright © 2017 Türk Nöropskiyatri Derneği | Son Güncelleme: 03.10.2017