E-ISSN 1309-4866
Araştırma Makalesi
Şizofreni Tanılı Hastalarda Prolaktini Yükselten ve Az Etkileyen Antipsikotiklerin Prolaktin Seviyesi ve Kemik Mineral Yoğunluğu Üzerine Etkileri
1 Gazi Mustafa Kemal Devlet Hastanesi, Psikiyatri Kliniği, Ankara, Türkiye  
2 Etimesgut Asker Hastanesi, Psikiyatri Kliniği, Ankara, Türkiye  
3 Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Psikiyatri Kliniği, Ankara, Türkiye  
4 Gülhane Askeri Tıp Akademisi, Psikiyatri Kliniği, Ankara, Türkiye  
5 Kilis Devlet Hastanesi, Psikiyatri Kliniği, Kilis, Türkiye  
Arch Neuropsychiatry 2014; 51: 205-210
DOI: 10.4274/npa.y6628
433 kez okundu, 309 kez indirildi

Anahtar Kelimeler: Şizofreni, antipsikotik, prolaktin, kemik mineral yoğunluğu
Özet

Giriş: Bu çalışmada şizofreni tanısı alan hastalarda antipsikotiklerin prolaktin seviyeleri üzerine etkisinin ve uzun süre antipsikotik kullanan hastalarda hiperprolaktineminin kemik mineral yoğunluğu (KMY) üzerine etkilerinin araştırılması amaçlandı.

 

Yöntem: Çalışmaya DSM-IV’e göre şizofreni tanısı konulan, en az on iki aydır aynı antipsikotiği kullanan ve çalışmaya alınma kriterlerini karşılayan ardışık 80 hasta alındı. Hastaların sosyodemografik özelliklerini içeren bilgi formu dolduruldu. Klinik durumlarını değerlendirmek için pozitif ve negatif semptomları değerlendirme ölçekleri (SAPS ve SANS) uygulandı, beden kitle indeksleri (BKİ) belirlendi. Prolaktin düzeyleri Luminesan Immun Assay (LIA) ile ölçüldü. KMY ölçümleri ise Dual Enerji Xray Absorbsiyometri (DEXA) yöntemi ile femoral ve umbar bölgeden yapıldı. Çalışmada haloperidol (n=20) ve risperidon (n=20) prolaktini yükselten, olanzapin (n=20) ve ketiapin (n=20) ise prolaktini az etkileyen antipsikotik olarak kabul edildi. Antipsikotiklerin KMY üzerine olan etkileri bu gruplar arasında karşılaştırıldı.

 

Bulgular: Haloperidol kullanan hastaların %60’ında, risperidon kullanan hastaların %90’ında, olanzapin kullanan hastaların %25’inde ve ketiapin kullanan hastaların %10’unda hiperprolaktinemi saptandı. Ortalama prolaktin seviyesi prolaktini yükselten antipsikotik kullanan grupta anlamlı ölçüde yüksek bulundu (p<0,001). Ölçüm yapılan bölgelerde KMY açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık yoktu. Prolaktini yükselten grupta, tedavi süresi ve klorpromazin eşdeğer dozları ile lumbar vertebra ve femur KMY, t ve z skorları arasında istatistiksel olarak anlamlı negatif korelasyon vardı (p<0,05). Her iki grubun BKİ ve KMY değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif korelasyon bulundu (p<0,05).

 

Sonuç: Çalışmamızda gruplar arasında ortalama prolaktin seviyeleri ve hiperprolaktinemili hasta sayısı yönünden istatistiksel olarak anlamlı farklılığın bulunması “prolaktin yükselten” ve “prolaktini az etkileyen” antipsikotikler tarzında bir sınıflamanın doğruluğunu güçlendirmektedir. Prolaktini yükselten antipsikotik kullanan grupta tedavi süresi ve tedavi dozları ile KMY arasında bir ilişkinin bulunmuş olması, KMY’deki azalmanın uzun süreli tedavi ile beklenebilecek bir durum olmasına işaret etmesi açısından önemli olduğu değerlendirilmiştir.

Anahtar Kelime
Yazarlar
Tümü
Yazar Köşesi
Duyurular
Anket
AVES | Copyright © 2017 Türk Nöropskiyatri Derneği | Son Güncelleme: 03.10.2017