E-ISSN 1309-4866
Gözden Geçirme
Vasküler Depresyon
1 Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Ankara, Türkiye  
Arch Neuropsychiatry 2013; 50: 1-8
DOI: 10.4274/npa.y6472
471 kez okundu, 242 kez indirildi

Anahtar Kelimeler: Depresyon, yaşlılık, vasküler hastalık, yürütücü işlevler, demans
Özet

Günümüze dek yapılan pek çok araştırmada vasküler risk faktörleri ile depresyon arasında pozitif bir ilişki olduğu bulunmuştur. Son yıllarda nörogörüntüleme yöntemlerinin de gelişmesi ile, beyin-damar hastalıkları ve ileri yaş depresyonları arasında daha net bir ilişki tanımlanmaya başlamış ve bu alandaki çalışmalardan hareketle, bir ‘vasküler depresyon’ alt tipi tanımlanmıştır. Bu hipoteze göre vasküler depresyon ilk kez ileri yaşta başlayan, çökkün duygudurumun daha az eşlik ettiği, bilişsel işlevlerde kayıp özellikle yürütücü işlevlerde bozulma ile karakterize, psikomotor retardasyon ve somatik yakınmaların baskın belirtiler olarak görüldüğü, aile öyküsüne nadir rastlanan bir depresyon alt tipini ifade etmektedir. Vasküler depresyonu sadece klinik bulgularla tanımlamanın yetersiz olduğunu düşünen bir grup araştırmacı ise beyin görüntüleme bulgularının tanı için şart olduğunu ileri sürmüşler, subkortikal yerleşimli hiperintensitelerin depresyon belirtileri ile ilişkili olduğu tezini ortaya atmışlardır. İleri yaşta başlayan depresyonun frontal subkortikal yapılardaki beyaz cevher hiperintensiteleri ile ilişkili olduğu gösterilmiş, bu değişiklikler ileri yaş depresyonundaki duygu düzenlenmesi ve yürütücü işlev bozukluğu ile ilişkilendirilmiştir. Geç başlangıçlı depresyonda dikkat ve bellek bozukluklarının yanı sıra yürütücü işlevlerde bozulma da farklı çalışmalarda gösterilmiştir. Bu bulgulardan yola çıkarak vasküler depresyon hipotezi subkortikal demans ile de ilişkilendirilmiştir. Vasküler depresyon kavramı henüz üzerinde fikir birliğine varılmış, tanı kriterleri net olarak ortaya konmuş bir kavram değildir. Ancak ileri yaş depresyonlarının bir alt grubunu açıklaması, tedavi yanıtını yordaması, vasküler faktörlerin kontrol edilmesiyle önlenebilir bir durumu ifade etmesi bu kavramı önemli kılmaktadır. Makalede vasküler depresyon hipotezine dair çalışmalar, bulgular ve kavrama yöneltilen eleştiriler gözden geçirilecektir.

Anahtar Kelime
Yazarlar
Tümü
Yazar Köşesi
Duyurular
Anket
AVES | Copyright © 2017 Türk Nöropskiyatri Derneği | Son Güncelleme: 03.10.2017