ISSN : 1300-0667
Yıl: 2011 Cilt: 48 Sayı : 1
Gözden Geçirme
Yıl: 2011
Ay:
Cilt: 48
Sayı : 1
447 kez görüntülendi
Geliş Tarihi
Kabul Tarihi
Sosyal Fobinin Yaygınlığı: Bir Gözden Geçirme
Doi: 10.4274/npa.y5649
Nursu ÇAKIN MEMİK;

Özlem YILDIZ;

Ümit Tural;

Belma Ağaoğlu;

Yazışma Adresi
Nursu ÇAKIN MEMİK;
Özet

Nursu ÇAKIN MEMİK, Özlem YILDIZ, Ümit TURAL, Belma AĞAOĞLU
 

Sosyal fobi son yıllarda önemli bir halk sağlığı sorunu olarak kabul edilmektedir. Bu yazının amacı, sosyal fobi yaygınlığına dikkat çekmek ve toplumdaki yaygınlığı ile karşılaştırıldığında sosyal fobi tanısının yetersiz konduğunu vurgulamaktır. On yılda (1999-2009) sosyal fobinin yaygınlığı ile ilgili yapılmış araştırmalar; “PUBMED” ve “Medline Centrale” arama motorlarında taranmış ve gözden geçirilmiştir. Sosyal fobinin yaygınlığı ile ilgili yayınlanmış olan yirmiiki araştırma yazısı değerlendirilmiştir. Bu çalışmalar incelendiğinde toplum  yaygınlığının ülkeler arasında belirgin farklılık göstererek yaşam boyu yaygınlık oranlarının %0.4 ile %13.7 arasında, oniki aylık yaygınlık oranlarının ise %1.3 ile %7.9 arasında değiştiği, yaşa göre değerlendirildiğinde ise yaygınlık oranlarının 18 yaşın altında %1.6, 18 yaş ve üstünde %0.4-%17 arasında olduğu görülmüştür. Cinsiyete göre yaygınlık oranlarının kadınlarda erkeklerden daha fazla olduğu saptanmıştır. Kültürler arasında sosyal fobi yaygınlığının belirgin farklılık göstermesi önemli bir bulgudur. Bu farklılık çalışmalar arasında desen farkının olmasına bağlı olabileceği gibi, sosyal fobi tanı ölçütlerinin her kültürde geçerli olmayabileceğini de akla getirmektedir. Bunun yanında ölçüm araçlarının,  yaygınlığın ölçüldüğü zaman diliminin ve yaş gruplarının her bir araştırmada farklı olmasının da bu sonuca yol açabileceği düşünülmüştür. Sosyal fobi  yaygın olup önemli bir toplum sağlığı sorunudur. Bireysel ve toplumsal düzeyde sosyal, mesleki ve ekonomik sorunlara yol açması nedeniyle bu alanda yapılacak çalışmalar artırılmalıdır. (Nöropsikiyatri  Arşivi 2011; 48: 4-10)

Tam Metin

Nursu ÇAKIN MEMİK, Özlem YILDIZ, Ümit TURAL, Belma AĞAOĞLU

nursucakinmemik@gmail.com
 

Sosyal fobi son yıllarda önemli bir halk sağlığı sorunu olarak kabul edilmektedir. Bu yazının amacı, sosyal fobi yaygınlığına dikkat çekmek ve toplumdaki yaygınlığı ile karşılaştırıldığında sosyal fobi tanısının yetersiz konduğunu vurgulamaktır. On yılda (1999-2009) sosyal fobinin yaygınlığı ile ilgili yapılmış araştırmalar; “PUBMED” ve “Medline Centrale” arama motorlarında taranmış ve gözden geçirilmiştir. Sosyal fobinin yaygınlığı ile ilgili yayınlanmış olan yirmiiki araştırma yazısı değerlendirilmiştir. Bu çalışmalar incelendiğinde toplum  yaygınlığının ülkeler arasında belirgin farklılık göstererek yaşam boyu yaygınlık oranlarının %0.4 ile %13.7 arasında, oniki aylık yaygınlık oranlarının ise %1.3 ile %7.9 arasında değiştiği, yaşa göre değerlendirildiğinde ise yaygınlık oranlarının 18 yaşın altında %1.6, 18 yaş ve üstünde %0.4-%17 arasında olduğu görülmüştür. Cinsiyete göre yaygınlık oranlarının kadınlarda erkeklerden daha fazla olduğu saptanmıştır. Kültürler arasında sosyal fobi yaygınlığının belirgin farklılık göstermesi önemli bir bulgudur. Bu farklılık çalışmalar arasında desen farkının olmasına bağlı olabileceği gibi, sosyal fobi tanı ölçütlerinin her kültürde geçerli olmayabileceğini de akla getirmektedir. Bunun yanında ölçüm araçlarının,  yaygınlığın ölçüldüğü zaman diliminin ve yaş gruplarının her bir araştırmada farklı olmasının da bu sonuca yol açabileceği düşünülmüştür. Sosyal fobi  yaygın olup önemli bir toplum sağlığı sorunudur. Bireysel ve toplumsal düzeyde sosyal, mesleki ve ekonomik sorunlara yol açması nedeniyle bu alanda yapılacak çalışmalar artırılmalıdır. (Nöropsikiyatri  Arşivi 2011; 48: 4-10)


 

Sosyal korkular insanların sosyal durumlara uyum  sağlayabilmek için yaşadıkları normal duygulardır (1). Buna  karşın sosyal fobi utanma ve sosyal ortamlarda başka kişilerce olumsuz değerlendirileceği ile ilgili yoğun korku duyma, bu gibi ortamlardan kaçma ve kaçınma davranışının sergilenmesidir (2). Sosyal fobi akademik alanda başarısızlığa, ekonomik  bağımlılığa, iş verimliliğinde azalmaya, sosyal yetersizliğe ve yaşam kalitesinde düşmeye yol açtığından ekonomik maliyeti yüksek olan bir bozukluktur (3). Bunun yanında günlük yaşamın temel yapısını oluşturan aile ve akran ilişkilerini de büyük  ölçüde etkilemektedir (4). Duygudurum ve anksiyete bozukluğuna yatkınlığı artıran sosyal fobi özellikle depresyon ve alkol bağımlılığı gibi bozuklukların eş hastalanım olasılığını artırmaktadır (3,5). Sosyal fobinin depresyon, madde kötüye kullanımı ve özgül fobiden sonra en yaygın ruhsal bozukluk olduğu ve  yapılmış olan farklı çalışmalarda yaşam boyu yaygınlık  oranlarının %0.4 ile %13.7 arasında değiştiği bildirilmiştir (6-18). Epidemiyolojik örneklemlerde sosyal fobinin yaygınlık oranlarının yüksek ancak tedavi çalışmalarında oranın düşük olması  hastaların tedavi için yardım talebinde az bulunduğunu düşündürdüğü gibi klinik pratikte sosyal fobi tanısının yetersiz konduğunu da düşündürmektedir (19-22). Bu yazıda artık  önemli bir halk sağlığı sorunu olarak görülen sosyal fobiye  gereken dikkati çekebilmek, sosyal fobinin yaygınlığı ile ilgili  yayınlanmış çalışma sonuçlarını ve bu sonuçların kullanılan  tanılama sisteminden, ele alınan zaman diliminden, yaş grubundan, cinsiyetten ve kültürden etkilenimini tartışmak amaçlanmıştır.

Yöntemler

Sosyal fobinin yaygınlığı ile ilgili yapılmış son on yıldaki araştırmalar pubmed ve medline centrale arama motorları  kullanılarak değerlendirilmiştir. 9.1999 ile 9.2009 yılları arasında yayınlanmış olan araştırmalar değerlendirmeye alınmıştır.  Tarama “sosyal fobi”, “sosyal anksiyete bozukluğu”,  “epidemiyoloji”, “yaygınlık” “çocuk” ve “ergen” terimleri  kullanılarak yapılmıştır. Araştırmanın yapıldığı yaş grubu ile

ilgili herhangi bir sınırlama yapılmamıştır. Bu araştırmada  yalnızca toplum tabanlı çalışmaların sonuçları tartışılmıştır. Ruhsal ya da fiziksel hastalığı olan bireylerin oluşturduğu örneklemlerde sosyal fobinin yaygınlığını araştıran çalışmalar değerlendirmeye alınmamıştır.

Bulgular

Sosyal fobinin yaygınlığı ile ilgili son on yıl içinde yayınlanmış 22 toplum tabanlı araştırmanın sonuçları değerlendirilmiş ve yaygınlık oranlarının %0.4 ile %12.1 arasında değiştiği görülmüştür. Tablo 1 incelendiğinde yaş ortalamasının 14.4 ile 39.3 arasında değiştiği görülmektedir.

Ölçüm Aracı, Görüşme Biçimi ve Sosyal Fobi

Sosyal fobi ile ilgili yapılmış olan yaygınlık çalışmaları gözden geçirildiğinde sıklıkla değerlendirme aracı olarak CIDI’nin (Uluslarası Bileşik Tanı Görüşmesi) kullanıldığı görülmüştür. Birçok çalışmada ölçüm araçlarının yetersiz olduğu düşünülmüş ve araştırmacılar tarafından bazı maddelerin eklendiği, çıkarıldığı ya da yeni anketlerin oluşturulduğu  görülmüştür (6,11). Pelissolo ve arkadaşları sosyal fobinin yaygınlığını değerlendirmek için M-CIDI’nin (Munich-CIDI)  sosyal fobi bölümünden 16 maddelik bir ölçek oluşturup  örnekleme uygulamışlardır (12). Yine Stein ve arkadaşları  CIDI’ye 12 soru ekleyerek çalışmalarını yürütmüşlerdir (6). Faravelli ve arkadaşları ise MINI’ye (Mini Uluslarararası Nöropsikiyatrik Görüşme) 6 soru ekleyip ölçeği belirledikleri örnekleme uygulamışlardır (11). Stein ve arkadaşları sosyal fobi yaygınlığının CIDI ile %6.8 CIDI’ye sosyal fobiyi değerlendirmek için ek sorular eklendiğinde %7.2 olduğunu saptamışlardır (6). Tablo 1’de görüldüğü gibi değerlendirilen çalışmaların 13’ünün CIDI’yi, 3’ünün M-CIDI’yi, 1’inin CIDI’ye 12 soru ekleyerek oluşturulan ölçüm aracını kullandığı, 1’inin CIDI ve SCID’i (DSM Eksen Bozuklukları İçin Yapılandırılmış Klinik Görüşme) kullandığı, 1’inin SADS’ı (Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Görüşme Çizelgesi) kullandığı, 1’inin UM-CIDI  (University of Michigan-CIDI) ve DIS’i (Uluslararası Tanı için Bileşik Görüşme) kullandığı ve 1 çalışmanın da MINI’ye 6 soru ekleyerek oluşturulan ölçüm aracını ile birlikte FPI’yi (Floransa Psikiyatrik Görüşme) kullandığı görülmektedir (6-18,23-31). Çalışmaya alınan 22 araştırmadan 18 araştırmada yüz yüze görüşülerek, 2’sinde telefon kullanılarak, 1’inde hem yüz yüze hem de telefon ile görüşülerek, 1 çalışmada ise posta yoluyla örnekleme ulaşılarak değerlendirmenin yapıldığı saptanmıştır (6-18,23-31).

Tanılama Sistemi ve Sosyal Fobi

Tanı sınıflama sistemlerinden sıklıkla DSM-IV’ün (Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal Elkitabı, dördüncü baskı) kullanıldığı görülmektedir. Araştırmaya alınan 22 çalışmadan 13’ünün DSM-IV’ü, 1’inin ICD-10’u (Hastalıklar ve Sağlık Problemlerinin Uluslararası İstatistiksel Sınıflaması Onuncu Revizyon), 4’ünün DSM-III-R’yi, 1’inin ICD-10 ile DSM-IV’ü, 1’inin ICD-10 ile DSM-III-R’yi, 1 çalışmanın da DSM-II ile DSM-III-R’yi birlikte kullandığı Tablo 1’de görülmektedir (6-18,23-31). Bir çalışmada DSM-III-R tanı ölçütlerine göre sosyal fobinin bir aylık, bir yıllık, yaşam boyu yaygınlığının sırasıyla %7.9-%9.0 ve %11.7 olduğu ancak ICD-10’a göre bu oranların sırasıyla %4.7-%5.2 ve %6.7’ye düştüğü saptanmıştır (15). Başka bir çalışmada DSM-IV ölçütlerine göre sosyal fobinin bir yıllık yaygınlığı %1.3 iken ICD-10’a göre bu oran yaklaşık iki katına, %2.7’ye yükselmiştir (23).

Yaş ve Sosyal Fobi

Yaşa göre değerlendirildiğinde yaygınlık oranlarının 18 yaşın altında %1.6, 18 yaş ve üstündeki bireylerle yapılan çalışmalarda %0.4-%17 arasında değiştiği görülmektedir.  Essau ve arkadaşları 12-17 yaşları arasındaki ergenlerle yaptıkları çalışmada yaş ile birlikte sosyal fobi yaygınlığının arttığını, en fazla artışın da 12-13 ile 14-15 yaşları arasında olduğunu saptamışlardır (8). Faravelli ve arkadaşlarının çalışmasında sosyal fobi belirtilerinin ilk başladığı yaş ortalamasının 15.5±12.6, sosyal fobi tanısı alma yaş ortalamasının ise 28.8±11.5 olduğu bildirilmiştir (9). Bir başka çalışmada sosyal fobi başlangıç yaşı ortanca değerinin 7 olduğu saptanmıştır (6). Grant ve arkadaşlarının yapmış oldukları çalışmada sosyal fobinin ortalama başlangıç yaşı 15.1, Lee ve arkadaşlarının çalışmasında ise 18,0 olarak bulunmuştur (10,27). 

Cinsiyet ve Sosyal Fobi

Cinsiyete göre sınıflandırıldığında yaygınlık oranlarının kadınlarda %1.3-17.2 erkek erkeklerde ise %0.4-10.0 arasında değiştiği görülmektedir. Değerlendirmeye aldığımız tüm çalışmalarda birbiriyle uyumlu olarak sosyal fobinin kadınlarda erkeklerden daha fazla olduğu gösterilmiştir.

Sosyal Fobinin Alt Tipleri

Stein ve arkadaşları sosyal fobi tanısı koydukları hastalarının %26,8’inin yaygın sosyal fobi, kalan %73.2’sinin ise yaygın olmayan sosyal fobi tanısı aldıklarını belirtmişlerdir (17).  Bir başka çalışmada yaygın sosyal fobi yaygınlığının %7, yaygın olmayan sosyal fobi yaygınlığının ise %17 olduğu saptanmıştır (30).  Pelissolo ve arkadaşlarının çalışmasında sosyal fobi yaygınlığının sosyal fobi tanı ölçütleri sınırlı ve dar kapsamlı ele alındığında yaygınlığın %1.9-%0.9, sosyal fobi için tanı ölçütleri esnetildiğinde ise yaygınlığın %7.3-%2.3 arasında değiştiği saptanmıştır (14). Faravelli ve arkadaşlarının çalışmasında yaşam boyu sosyal fobi yaygınlığı %3.27 saptanmasına karşın sosyal fobi tanı ölçütleri dar kapsamlı ele alındığında oranın %3.09’a düştüğü görülmüştür (9).

Kültür ve Sosyal Fobi

Kıtalar arası çalışmalar karşılaştırıldığında yaşam boyu yaygınlık oranlarının Avrupa’da %1.6 ile %17, ABD’de %5 ile %12.1,  Asya’da %0.4 ile %0.82, Güney Amerika’da %10.2 ile %11.7 arasında olduğu, Avustralya’da ise bir yıllık yaygınlığın %1.3 ile %2.7 arasında değiştiği görülmektedir.

Zaman Dilimi ve Sosyal Fobi

Tablo 1 incelendiğinde yaşam boyu, oniki aylık, altı aylık ve bir aylık yaygınlık oranlarının birbirinden farklı olduğu görülmektedir. Yaşam boyu yaygınlık oranlarının %0.4 ile %13.7 arasında, oniki aylık yaygınlık oranlarının ise %1.3 ile %7.9 arasında değiştiği görülmektedir. Rocha ve arkadaşlarının yapmış olduğu bir çalışmada DSM-III-R tanı ölçütlerine göre sosyal fobinin bir aylık, bir yıllık, yaşam boyu yaygınlığının sırasıyla %7.9-%9.0 ve %11.7, ICD-10’a göre ise sırasıyla %4.7-%5.2 ve %6.7 olduğu saptanmış ve değerlendirmenin yapıldığı zaman dilimine göre sonuçlarda belirgin farkın olduğu ortaya çıkmıştır (15).

Tartışma

Ölçüm Aracı, Görüşme Biçimi ve Sosyal Fobi

Değerlendirilen çalışmalara bakıldığında farklı ölçüm araçlarının kullanıldığı ve ölçüm araçlarına sosyal fobiyi daha iyi ölçebilmek için maddelerin eklenip çıkarıldığı ya da bazı maddelerin değiştirildiği görülmektedir. Ölçüm araçlarındaki bu çeşitliliğin çalışma sonuçlarını ve sosyal fobi yaygınlık oranlarını da etkilediği açıktır. Bizim incelediğimiz farklı çalışmalarda olduğu gibi Zimmerman ve Mattia’nın yapmış olduğu çalışmada da aynı örneklem grubunda bile olsa ölçüm ve tanı aracının  değişimi ile yaygınlık oranlarının değiştiği, yarı yapılandırılmış görüşme ile sosyal fobi oranının yapılandırılmamış klinik görüşmelere göre 9 kat fazla olduğu saptanmıştır (sırasıyla %28.6, %3.2) (22). Araştırma kapsamına alınan çalışmalara baktığımızda ölçüm araçlarının uygulanma biçimlerinin (telefon görüşmesi, posta yolu, yüz yüze görüşme) de farklılık gösterdiği görülmektedir. Ölçüm araçlarının telefon görüşmesi ya da posta yolu ile uygulandığı araştırmalarda değerlendirme yöntemlerinin çalışmayı sınırlandırdığı açıktır. Yapılmış olan bir araştırma sonucunda ortaya çıkmış olan sosyal fobi yaygınlık oranı değerlendirilecekse kullanılan ölçüm aracının ve ölçüm için uygulanan yöntemin de bilinmesinin önemli olduğu ortadadır.

Tanılama Sistemi ve Sosyal Fobi

Farklı tanı sınıflama sistemlerinin kullanımının çalışmalarda yaygınlık sonuçlarını etkileyeceği açıktır. Değerlendirmeye aldığımız çalışmaların birçoğunda DSM-IV tanı sınıflama sisteminin kullanıldığı görülmüştür. Canals ve arkadaşlarının yapmış oldukları bir çalışmada DSM-III-R ölçütlerine göre basit/sosyal fobi yaygınlığı %1.7 iken ICD-10’a göre bu oranın %5.5’e yükseldiği görülmüştür (32). Yine Wacker ve arkadaşlarının çalışmasında DSM-IV ölçütlerine göre sosyal fobinin bir yıllık yaygınlığı %16 iken ICD-10’a göre bu oranın %9.6’ya düştüğü saptanmıştır (33). Sosyal fobinin yaygınlığı ile ilgili yapılmış olan çalışmalar tanı ölçütlerinde yapılan küçük değişikliklerin yaygınlık oranlarında büyük değişikliklere yol açtığını  östermektedir (34,35). Fehm ve arkadaşlarının yapmış oldukları çalışmada sosyal fobinin DSM-IV tanı ölçütlerini tam olarak karşılayanların %2, sosyal fobinin DSM-IV tanı ölçütlerinden tek bir ölçütü eksik olan eşik altı sosyal fobi tanısı alan kişilerin %3, sosyal fobinin DSM-IV tanı ölçütlerinden iki ya da daha fazla ölçütü karşılamayan belirti düzeyinde sosyal anksiyetesi olan bireylerin %7.5 yaygınlıkta olduğunu belirtmişlerdir (24). Yaygınlık oranlarının değerlendirilmesinde kullanılan tanı sınıflama sistemi ile birlikte sosyal fobi tanısı kapsamına alınan ölçütlerin de bilinmesinin önemli olduğu görülmektedir.

Yaş ve Sosyal Fobi

Ergenlik döneminde sosyal fobi yaygınlığının toplum tabanlı çalışmalarda %0.5-%4 (8.36), birinci basamak hastalarının oluşturduğu örneklemde ise yaygınlığın %3-%6.8 (37,38) arasında değiştiği bildirilmiştir. Almanya ve ABD’de yapılmış çalışmalar sonucunda ergenlerde sosyal fobinin yaşam boyu yaygınlığının %5 ile %15 arasında değişebildiği saptanmıştır (39,40). Birinci basamakta pediatristlerle yapılan bir çalışmada çocuk ve ergenlerde özgül fobiden sonra yaygın tipi başta olmak üzere sosyal fobinin en yaygın anksiyete bozukluğu olduğu görülmüştür (37). Buna rağmen pediatristlerin nadiren sosyal fobi tanısı koyduğu ve hastaların sosyal fobi için tedavi alamadıkları görülmüştür (37). Bu bulgu bize çocukluk döneminde çok yaygın bir sorun olmasına rağmen sosyal fobinin hekimler tarafından tanınmadığını göstermektedir. Sosyal fobinin başlangıç yaşının 5 yaş kadar erken olabileceği bildirilmiştir (aktaran 41). Olguların tedaviye başvuruları ise oldukça geç olmaktadır. Genellikle sosyal fobisi olanlar belirtiler ortaya çıktıktan 10 yıl kadar sonra tedavi için başvurmaktadırlar (42). Sosyal fobi kişilerin okul, iş, sosyal hayat, karşı cins ile ilişki gibi yaşamlarının birçok alanında başarısızlığa yol açmaktadır. Bir çalışmada bu kadar olumsuz sonuçlara yol açmasına rağmen sosyal fobiklerin yalınızca %23.5’inin sorunları nedeniyle tedavi arayışında bulunduğu saptanmıştır (8). Sosyal fobinin hem bireysel hem de toplumsal alanda ciddi ekonomik kayıplara neden olması nedeniyle erken tanınması ve tedavi edilmesi gereken bir bozukluk olduğu konusunda araştırmacıların hemfikir olmalarına karşın çocuk ve ergenlik döneminde yapılmış olan araştırmaların sayıca az olması şaşırtıcıdır. Sosyal fobi nedeniyle yaşanan güçlükler hastaların hayat tarzlarını değiştirmelerine ve yaşam kalitelerinin düşmesine yol açmaktadır. Sosyal fobinin bireyde meydana getirdiği tüm bu olumsuzluklar göz önüne alındığında çocuk ve ergenlik döneminde yapılacak yaygınlık araştırmalarının tedaviye oldukça geç başvuran hastaların erken tanınmasını ve yeti yıkımını azaltacağını düşündürmektedir.

Cinsiyet ve Sosyal Fobi

Toplum çalışmalarında cinsiyetler arasındaki yaygınlığa bakıldığında kadınlarda erkeklere göre sosyal fobinin daha yüksek sıklıkta olduğu açık bir şekilde görülmektedir. Buna karşın tedavi arayışının erkeklerde daha fazla olduğu ve dolayısıyla klinik örneklemde yapılan yaygınlık çalışmalarında sosyal fobi yaygınlığının erkeklerde daha yüksek oranda olduğu bilinmektedir (43). Bu da sosyal fobinin erkeklerin sosyal rollerinde meydana getirdiği yıkımın ve yetersizliğin şiddetinin daha fazla ve fark edilir olmasıyla açıklanabilir. Toplum içinde erkeklerin ev geçindirme, para kazanma gibi sosyal rollerinin olması, daha fazla sosyal ortamda bulunmalarına yol açıp klinik örneklemde sosyal fobi yaygınlılığının erkeklerde daha yüksek olmasına neden oluyor olabilir. Kadınlarda sosyal fobi yaygınlığının klinik örneklemlerde toplum örneklemlerinden düşük çıkması kadınların daha çok ev işleri, çocuk bakımı gibi görevleri üstlenip girdikleri sosyal ortamların erkeklere oranla daha az olmasından kaynaklanıyor olabilir. Öte yandan utangaçlık ve çekingen davranışlar gösterme kadın cinsiyete yakıştırılmakta ve olumlu geri bildirimlerle pekiştirilmektedir. Bu nedenle sosyal fobinin önemli özelliklerini oluşturançekingenlik ve utangaçlık duygularından kadınlar hoşnut oluyor ve bu özelliklerden yakınmıyor olabilirler. Ancak erkeklerde sayılan bu duygular toplum tarafından bir eksiklik ve olumsuz özellik olarak algılandığından, erkeklerin sorunun daha fazla farkına vardığı söylenebilir.  

Sosyal Fobinin Alt Tipleri

Sosyal fobi tanı ölçütleri ilk kez DSM-III’de yer almıştır (44). DSM-IV’e göre korku ve/veya kaçınma çoğu toplumsal durumu kapsıyorsa yaygın sosyal fobiden söz edilmelidir (2). Yaygın olmayan sosyal fobide korku ve/veya kaçınmalar sadece bir, iki alanda ya da yaygın sosyal fobi ile karşılaştırıldığında sınırlı alanlarda bulunmaktadır (45,46). Hekime başvuran ve yardım talebinde bulunan sosyal fobiklerin büyük çoğunluğunu yaygın sosyal fobisi olanlar oluşturmaktadır (47-50). Yaygın olmayan sosyal fobi ile karşılaştırıldığında yaygın sosyal fobinin daha erken yaşta başladığı, eş hastalanım oranının, işlev bozukluğu düzeyinin daha fazla, yaşam kalitelerinin daha düşük, madde kullanım oranlarının daha yüksek ve prognozun daha kötü olduğu bildirilmiştir (3,47,51).

Sosyal fobinin alt tiplerinin bilinmesi etiyolojik farklılık ve tedavi yanıtını etkileyebileceği için önemlidir (52-54). Tanı ve izlem aşamasında yapılması gereken bu ayırım tedavi yönteminin seçimini ve bu alanda yapılacak bilimsel araştırmaları etkileyecek bir durumdur.

Kültür ve Sosyal Fobi

Değerlendirmeye aldığımız araştırmalardan 6 çalışmanın Amerika kıtasında, 8’inin Avrupa’da, 2 çalışmanın Avustralya, 3’er çalışmanın Asya ve Güney Amerika’da yapıldığı saptanmıştır. Son on yıllık yaygınlık çalışmaları gözden geçirildiğinde bu konuda en fazla araştırmanın Avrupa kıtasında yapıldığı görülmüştür. Yaygınlık oranları değerlendirildiğinde de sosyal fobi yaygınlık oranlarının Avrupa’da en yüksek düzeyde olduğu, Asya kıtasında ise bu oranların düşük olduğu dikkat çekicidir. Toplumun Amerika’da olduğu gibi bireysel ya da Asya’da olduğu gibi toplumsal özellikler taşıması ya da iklim ve coğrafik yapının nüfus yoğunluğunu etkilediği gibi kişilerin sosyalizasyonunu da farklı şekillerde etkilemesi sonucu çeşitli toplumlarda sosyal fobinin yaygınlığının değişebileceği düşünülmektedir (55). Daha önce yapılmış olan birçok çalışmada doğu ülkelerinde sosyal fobinin yaygınlığının batı ülkelerine göre daha düşük olduğu gösterilmiştir (28,33,56-64). Doğu bölgelerde kişilerin bireysel olmaktan çok sosyal bir bağlılık içinde olmaları, bireysel performanstan çok toplumsal etkilerin anksiyeteye yol açma olasılığı şaşırtıcı olan bu bulgu ile ilişkili olabilir. Batı’da sosyal fobi daha ciddi bir tıbbi sorun olarak değerlendiriliyor ya da Batı toplumlarının yapısal özellikleri daha fazla sosyal anksiyete yaşanmasına yol açıyor olabilir. Bunun yanında sosyal fobi Doğu toplumlarında bir hastalıktan çok bir kişilik özelliği olarak değerlendiriliyor olabilir. Batı’da geliştirilmiş tanı ölçütleri, ölçüm araçları doğu toplumunda karmaşık doğası olan ve sınırları net olmayan sosyal fobiyi ya da sosyal kaygıyı yeterince değerlendiremiyor ya da ölçemiyor olabilir. Bu da sosyal fobi tanı ölçütlerinin farklı kültür ve toplumlarda ne kadar geçerli olduğu tartışmasını gündeme getirmektedir. Çalışma desenleri ve yaygın ya da yaygın olmayan sosyal fobide yer alan farklı belirti ve yakınma kümelerinin ele alınması da yaygınlık oranlarındaki bu farka yol açmış olabilir. Sosyokültürel özelliklerin kişide davranışsal, düşünsel ve duygusal değişikliğe yol açacağı bilinmektedir. Bu nedenle araştırmalarda kültürel özelliklere önem verilmesi gerektiği açıktır.

Zaman Dilimi ve Sosyal Fobi

Epidemiyolojik çalışmalarda uzun zaman diliminde sorunu anımsamanın hatalı olabileceği görüşü kabul görmektedir (65). Yaygınlığın araştırıldığı döneme bağlı olarak araştırma sonuçlarında belirgin farklar ortaya çıkabilmektedir (11,14,23,33). Araştırmalarda incelemeye alınan zaman diliminin çalışma ile ilgili yapılacak yorumu etkileyebileceği açıktır. Bu nedenle yaygınlık oranlarının değerlendirmenin yapıldığı zaman diliminin de göz önüne alınarak yorumlanmasının önemli olduğu düşünülmektedir.

Sonuç

Değerlendirmeye alınan 22 araştırmadan çıkan ortak sonuçlar aşağıdaki gibi 3 madde halinde özetlenebilir. Sosyal fobi yaygınlığını belirlemek için kullanılan ölçüm araçlarının, görüşme biçiminin, sınıflama siteminin ya da değerlendirmeye alınan zaman diliminin farklı olması yaygınlık çalışmalarının sonuçlarını etkilemektedir.

2. Gelişmiş ülkelerde gelişmekte olan ülkelere oranla sosyal fobinin daha yaygın olduğu birçok çalışmada gösterilmiştir.

3. Sosyal fobinin çocukluk-ergenlik döneminde başlamasına ve hastaların tedavi arayışlarının oldukça geç olmasına karşın yaygınlık araştırmalarının bu dönemde az olduğu görülmüştür. Az olduğu için çocukluk-ergenlik döneminde sosyal fobinin yaygınlığı ile ilgili yapılacak çalışmalara ihtiyaç vardır. Bununla beraber sosyal fobinin kadın cinsiyette daha yaygın olduğu anlaşılmaktadır.

Sosyal fobinin erken başlangıç özelliği göstermesi, işlevselliği büyük ölçüde etkilemesi, yaygınlık ve eş hastalanım oranlarının yüksek olması erken tanı ve tedavinin gerekliliğini göstermektedir. Bunun yanında Doğu ve Batı ülkelerinde sosyal fobi yaygınlık oranlarının belirgin farklılık göstermesi kültürler arası çalışmaların önemini açıkça ortaya koymaktadır. Yapılması planlanan çalışmalarda kültüre, ölçüm aracına ve çalışma desenine önem verilmesi sosyal fobi alanında elde edilecek bilgilerin niteliğini artıracaktır. Özellikle ergenlik ve çocukluk döneminde yapılacak çalışmalar sosyal fobinin başlangıç özellikleri, yaygınlığı ve seyri ile ilgili önemli bilgiler kazandıracaktır.Toplum ruh sağlığı girişimlerinin düzenlenebilmesi için ruhsal bozukluklar ile ilgili yaygınlık çalışmaları son derece önem taşımaktadır (55). Diğer anksiyete bozukluklarında olduğu gibi sosyal fobide de bireysel etkilenmenin ve toplumsal maliyetin fazla olması bu alanda yapılması gereken yaygınlık araştırmalarına olan ihtiyacı ortaya koymaktadır (66).








 

1. Schneier FR, Blanco C, Antia SX et al. The social anxiety spectrum. Psychiatr Clin N Am 2002; 25:757-74.

2. Amerikan Psikiyatri Birliği. Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı, 4. Baskı. Köroğlu E, Çev. Editörü. Ankara: Hekimler Yayın Birliği;1994.

3. Lipsitz JD, Schneier FR. Social phobia. Epidemiology and cost of illness. Pharmacoeconomics 2000; 18:23-32.

4. Wittchen HU, Fuetsch M, Sonntag H et al. Disability and quality of life in pure and comorbid social phobia. Findings from a controlled study. Eur Psychiatry 2000; 15:46-58.

5. Magee WJ, Eaton WW, Wıttchen HU et al. Agoraphobia, simple phobia and social phobia in the National Comorbidity Survey. Arch General Psychiatry 1996; 53:159-68.

6. Kessler RC, Berglund P, Demler O et al. Lifetime prevalence and age-of-onset distributions of DSM-IV disorders in the National Comorbidity Survey Replication. Arch Gen Psychiatry 2005; 62:593-602. 

7. Abou-Saleh MT, Ghubash R, Daradkeh TK. A1 Ain Community Psychiatric Survey. I. Prevalence and socio-demographic correlates. Soc Psychiatry Psychiatr Epidemiol 2001; 36:20-8.

8. Essau CA, Conradt J, Petermann F. Frequency and comorbidity of social phobia and social fears in adolescents. Behav Res Ther 1999; 37:831-43.

9. Faravelli C, Zucchi T, Viviani B et al. Epidemiology of social phobia: a clinical approach. Eur Psychiatry 2000; 15:17-24.

10. Grant BF, Hasin DS, Blanco C et al. The epidemiology of social anxiety disorder in the United States: results from the National Epidemiologic Survey on Alcohol and Related Conditions. J Clin Psychiatry 2005; 66:1351-61.

11. Kringlen E, Torgersen S, Cramer V. A Norwegian psychiatric epidemiological study. Am J Psychiatry 2001; 158:1091-8.

12. Kringlen E, Torgersen S, Cramer V. Mental illness in a rural area: a Norwegian psychiatric epidemiological study. Soc Psychiatry Psychiatr Epidemiol 2006; 41:713-9.

13. Lépine JP, Gasquet I, Kovess V et al. Prevalence and comorbidity of psychiatric disorders in the French general population. Encephale 2005; 31:182-94. [Abstract]

14. Pélissolo A, André C, Moutard-Martin F et al. Social phobia in the community: relationship between diagnostic threshold and prevalence. Eur Psychiatry 2000; 15:25-8.

15. Rocha FL, Vorcaro CMR, Uchoa E et al. Comparing the prevalence rates of social phobia in a community according to ICD-10 and DSM-III-R. Rev Bras Psiquiatr 2005; 27:222-4.

16. Ruscio AM, Brown TA, Chiu WT et al. Social fears and social phobia in the USA: results from the National Comorbidity Survey Replication. Psychol Med 2008; 38:15-28.

17. Stein MB, Torgrud LJ, Walker JR. Social phobia symptoms, subtypes, and severity: findings from a community survey. Arch Gen Psychiatry 2000; 57:1046-52.

18. Vicente B, Kohn R, Rioseco P et al. Lifetime and 12-month prevalence of DSM-III-R disorders in the Chile psychiatric prevalence study. Am J Psychiatry 2006; 163:1362-70.

19. Basco MR, Bostic JQ, Davies D et al. Methods to improve diagnostic accuracy in a community mental health setting. Am J Psychiatry 2000; 157:1599-605.

20. Shear MK, Greeno C, Kang J et al. Diagnosis of nonpsychotic patients in community clinics. Am J Psychiatry 2000; 157:581-7.

21. Wagner R, Silove D, Marnane C et al. Delays in referral of patients with social phobia, panic disorder and generalized anxiety disorder attending a specialist anxiety clinic. J Anxiety Disord 2006; 20:363-71.

22. Zimmerman M, Mattia JI.  Psychiatric diagnosis in clinical practice: is comorbidity being missed? Compr Psychiatry 1999; 40:182-91.

23. Andrews G, Henderson S, Hall W. Prevalence, comorbidity, disability and service utilisation. Overview of the Australian National Mental Health Survey. Br J Psychiatry 2001; 178:145-53.

24. Fehm L, Beesdo K, JacobiF et al. Social anxiety disorder above and below the diagnostic threshold: prevalence, comorbidity and impairment in the general population. Soc Psychiatry Psychiatr Epidemiol 2008; 43:257-65.

25. Kessler RC, Chiu WT, Demler O et al. Prevalence, severity, and comorbidity of 12-month DSM-IV disorders in the National Comorbidity Survey Replication. Arch Gen Psychiatry 2005; 62:617-27.

26. Lampe L, Slade T, Issakidis C et al. Social phobia in the Australian National Survey of Mental Health and Well-Being (NSMHWB). Psychol Med 2003; 33:637-46. Abstract]

27. Lee S, Lee MT, Kwok K. A community-based telephone survey of social anxiety disorder in Hong Kong. J Affect Disord 2005; 88:183-6.

28. Mohammadi MR, Ghanizadeh A, Mohammadi M et al. Prevalence of social phobia and its comorbidity with psychiatric disorders in Iran. Depress Anxiety 2006; 23:405-11.

29. Narrow WE, Rae DS, Robins LN et al. Revised prevalence estimates of mental disorders in the United States: using a clinical significance criterion to reconcile 2 surveys' estimates. Arch Gen Psychiatry 2002; 59:115-23.

30. Rabe-Jabofska J, Dietrich-Muszalska A, Gmitrowicz A. The prevalence od social phobia in representative group of adolescents from Lodz. Psychiatr Pol 2003; 37:87-95.

31. Vicente B, Kohn R, Rioseco P et al. Population prevalence of psychiatric disorders in Chile: 6-month and 1-month rates. Br J Psychiatry 2004; 184:299-305.

32. Canals J, Domenech E, Carbajo G et al. Prevalence of DSM-III-R and ICD-10 psychiatric disorders in a Spanish population of 18 year olds. Acta Psychiatr Scand 1997; 96:287-94.

33. Wacker HR, Müllejans R, Klein KH et al. Identification of cases of anxiety disorders and affective disorders in the community according to ICD-10 and DSM-III-R by using the Composite International Diagnostic Interview (CIDI). Int J Methods Psychiat Res 1992; 2:91-100.

34. Davidson JRT, Hughes DC, George LK ve ark. The boundary of social phobia. Exploring the threshold. Arch Gen Psychiatry 1994; 51:975-83.

35. Stein MB, Walker JR, Forde DR. Setting diagnostic thresholds for social phobia: considerations from a community survey of social anxiety. Am J Psychiatry 1994; 151:408-12.

36. Wittchen HU, Nelson CB, Lachner G. Prevalence of mental disorders and psychosocial impairments in adolescents and young adults. Psychol Med 1998; 28:109-26.

37. Chavira DA, Stein MB, Bailey K et al. Child anxiety in primary care:prevalent but untreated. Depress Anxiety 2004; 20:155-64.

38. Busch B, Biederman J, Cohen L ve ark. Correlates of ADHD among children in pediatric and psychiatric clinics. Psychiatr Serv 2002;53:1103-1111.

39. Heimberg RG, Stein MB, Hiripi E ve ark. Trends in the prevalence of social phobia in the United States: a synthetic cohort analysis of changes over four decades. Eur Psychiatry 2000;15. 40.      

40. Lewinsohn PM, Hops H, Roberts RE ve ark. Adolescent psychopathology: I. Prevalence and incidence of depression and other DSM-III-R disorders in high school students. J Abnorm Psych 1993;102:133-144.

41. Özgüven HD, Sungur MZ. Sosyal Fobi. Turk Psikiyatri Derg 1998; 9(2):128-138.

42. Liebowitz MR, Gorman JM, Fyer AJ ve ark. Social phobia. Review of a neglected anxiety disorder. Arch Gen Psychiatry 1985; 42(7):729-36.

43. Weinstock LS. Gender differences in the presentation and management of social anxiety disorder. J Clin Psychiatry 1999; 60(9):9-13.

44. American Psychiatric Association. Diagnostic and statistical manual of mental disorders, 3rd ed. Washington DC: American Psychiatric Association; 1980.

45.American Psychiatric Association. Diagnostic and statistical manual of mental disorders, 4th ed. Text Revision. Washington DC: American Psychiatric Press; 2000.

46. Kessler RC, Stein MB, Berglund PA. Social phobia subtypes in the National Comorbidity Survey. Am J Psychiatry 1998; 155:613-619.

47. Katzelnick DJ, Kobak KA, DeLeire T ve ark. Impact of generalized

social anxiety disorder in managed care. Am J Psychiatry 2001; 158:1999-2007.

48. Dalrymple KL, Zimmerman M. Screening for social fears and social anxiety disorder in psychiatric outpatients. Compr Psychiatry 2008; 49:399-406.

49. Stein MB, Chavira DA. Subtypes of social phobia and comorbidity with depression and other anxiety disorders. J Affect Disord 1998; 50:11-16.

50. Stein MB. How shy is too shy? Lancet 1996; 347:1131-2. [Abstract]

51. Stein MB. An epidemiologic perspective on social anxiety disorder. J Clin Psychiatry 2006; 67:3-8. [Abstract]

52. Heimberg RG, Holt CS, Schneier FR et al. The issue of subtypes in the diagnosis of social phobia. J Anxiety Disorders 1993; 7:249-69. [Abstract] /  [PDF]

53. Stemberger RT, Turner SM, Beidel DC et al. Social phobia: an analysis of possible developmental factors. J Abnorm Psychol 1995; 104:526-31. [Abstract] / [Full Text] / [PDF]

54. Lampe LA. Social phobia: a review of recent research trends. Curr Opin Psychiatry 2000; 13:149-55. [Abstract]

55. Furmark T. Social phobia: overview of community surveys. Acta Psychiatr Scand 2002; 105:84-93. [Abstract] /  [PDF]

56. Lee CK, Kwak YS, Yamamoto J et al. Psychiatric epidemiology in Korea. Part I: Gender and age differences in Seoul. J Nerv Ment Dis 1990; 17:242-6. [Abstract]

57. Schneier FR, Johnson J, Hornig CD et al. Social phobia: comorbidity and morbidity in an epidemiological sample. Arch Gen Psychiatry 1992; 49:282-8. [Abstract]

58. Wittchen HU, Fehm L. Epidemiology, patterns of comorbidity, and associated disabilities of Social phobia. Psychiatr Clin NorthAm 2001; 24:617- 41. [Abstract]

59. Hwu HG, Yeh EK, Chang LY. Prevalence of psychiatric disorders in Taiwan defined by the Chinese Diagnostic Schedule. Acta Psychiatr Scand 1989; 79:136-47. [Abstract]

60. Lee CK, Kwak YS, Yamamoto J et al. Psychiatric epidemiology in Korea: Part II: urban and rural differences. J Nerv Ment Dis 1990; 178:247-52. [Abstract]

61. Stein DJ, Matsunaga H. Cross-cultural aspects of social anxiety disorder. Psychiatr Clin North Am 2001; 24:773-82. [Abstract]

62. Bijl RV, Ravelli A, Van Zessen G. Prevalence of psychiatric disorder in the general population: Results of the Netherlands Mental Health Survey and Incidence Study (NEMESIS). Soc Psychiatry Psychiatr Epidemiol 1998; 33:587-95. [Abstract] / [PDF]

63. Boyd JH, Rae DS, Thompson JW et al. Phobia: Prevalence and risk factors. Soc Psychiatry Psychiatr Epidemiol 1990; 25:314-23. [Abstract] / [PDF]

64. Kessler RC, McGonagle KA, Zhao S et al. Lifetime and 12- month prevalence of DSM-III-R psychiatric disorders in the United States: Results from the National Comorbidity Survey. Arch Gen Psychiatry 1994; 51:8-19. [Abstract] / [PDF]

65. Parker G. Are the lifetime prevalence estimates in the ECA study accurate? Psychol Med 1987; 17:275-82. [Abstract] / [PDF]

66. Greenberg PE, Sisitsky T, Kessler RC et al. The economic burden of anxiety disorders in the 1990s. J Clin Psychiatry 1999; 60:427-35. [Abstract] e



Epidemiyoloji, yaygınlık, sosyal fobi, sosyal anksiyete bozukluğu

Anahtar Kelimeler
Epidemiyoloji, yaygınlık, sosyal fobi, sosyal anksiyete bozukluğu
2012 © Galenos Yayınevi | Her Hakkı Saklıdır. Gizlilik Bildirimi | Erişilebilirlik