ISSN : 1300-0667
Yıl: 2009 Cilt: 46 Sayı(Ek) : 1
Özgün Araştırma
Yıl: 2009
Ay:
Cilt: 46
Sayı(Ek) : 1
544 kez görüntülendi
Geliş Tarihi
Kabul Tarihi
Algılamada Sapmalar Ölçeğinin Türkçe Uyarlamasının Geçerlilik ve Güvenilirliği
Özet

Erguvan Tuğba ÖZEL KIZIL, Meram CAN SAKA, İpek GÖNÜLLÜ, Müge ARTAR, Bora BASKAK, M. Kazım YAZICI, Füsun ÇUHADAROĞLU, Özden PALAOĞLU, E. Cem ATBAŞOĞLU
 

Amaç: Psikoza yatkınlığın klinik bir göstergesi olarak kabul edilen şizotipinin önemli boyutlarından biri algılamada sapmalardır. Bu çalışmada, tıp fakültesi öğrencilerinde Algılamada Sapmalar Ölçeği’nin Türkçe uyarlamasının geçerlilik ve güvenilirliğinin araştırılması amaçlanmıştır.

Yöntemler: Algılamada Sapmalar Ölçeği iç tutarlılığı değerlendirmek üzere toplam 222 üniversite öğrencisine uygulanmıştır. Test-tekrar test güvenilirliliği için ölçek 105 öğrenciye üç hafta sonra tekrar verilmiştir. İç tutarlılık için Cronbach alfa katsayısı, test-tekrar test güvenilirliği için iki ölçüm arasındaki korelasyon değeri hesaplanmıştır. Ölçeğin benzer ölçek geçerliğini değerlendirmek amacıyla 128 öğrenciye Büyüsel Düşünce Ölçeği uygulanmıştır.

Bulgular: Algılamada Sapmalar Ölçeği’nin iç tutarlılığı Cronbach alfa katsayısı=0.90, test-tekrar test güvenilirliği r=0.60 olarak bulunmuştur. Büyüsel Düşünce Ölçeği ile Algılamada Sapmalar Ölçeği arasında anlamlı pozitif korelasyon saptanmıştır.

Tartışma: Algılamada Sapmalar Ölçeği’nin Türkçe uyarlaması, üniversite öğrencilerinde şizotipinin önemli boyutlarından biri olan algılamada sapmaları değerlendirmeye yarayan güvenilir bir araçtır. İleride yapılacak çalışmalarda toplumu yansıtan örneklemlerde çalışılması ve ölçeğin yordayıcı geçerliğinin araştırılması gereklidir. (Nöropsikiyatri Arşivi 2009; 46 Özel Sayı: 49-53)

Tam Metin

Erguvan Tuğba ÖZEL KIZIL, Meram CAN SAKA, İpek GÖNÜLLÜ, Müge ARTAR, Bora BASKAK, M. Kazım YAZICI, Füsun ÇUHADAROĞLU, Özden PALAOĞLU, E. Cem ATBAŞOĞLU

meram.can.saka@medicine.ankara.edu.tr
 

Amaç: Psikoza yatkınlığın klinik bir göstergesi olarak kabul edilen şizotipinin önemli boyutlarından biri algılamada sapmalardır. Bu çalışmada, tıp fakültesi öğrencilerinde Algılamada Sapmalar Ölçeği’nin Türkçe uyarlamasının geçerlilik ve güvenilirliğinin araştırılması amaçlanmıştır.

Yöntemler: Algılamada Sapmalar Ölçeği iç tutarlılığı değerlendirmek üzere toplam 222 üniversite öğrencisine uygulanmıştır. Test-tekrar test güvenilirliliği için ölçek 105 öğrenciye üç hafta sonra tekrar verilmiştir. İç tutarlılık için Cronbach alfa katsayısı, test-tekrar test güvenilirliği için iki ölçüm arasındaki korelasyon değeri hesaplanmıştır. Ölçeğin benzer ölçek geçerliğini değerlendirmek amacıyla 128 öğrenciye Büyüsel Düşünce Ölçeği uygulanmıştır.

Bulgular: Algılamada Sapmalar Ölçeği’nin iç tutarlılığı Cronbach alfa katsayısı=0.90, test-tekrar test güvenilirliği r=0.60 olarak bulunmuştur. Büyüsel Düşünce Ölçeği ile Algılamada Sapmalar Ölçeği arasında anlamlı pozitif korelasyon saptanmıştır.

Tartışma: Algılamada Sapmalar Ölçeği’nin Türkçe uyarlaması, üniversite öğrencilerinde şizotipinin önemli boyutlarından biri olan algılamada sapmaları değerlendirmeye yarayan güvenilir bir araçtır. İleride yapılacak çalışmalarda toplumu yansıtan örneklemlerde çalışılması ve ölçeğin yordayıcı geçerliğinin araştırılması gereklidir. (Nöropsikiyatri Arşivi 2009; 46 Özel Sayı: 49-53)


 

Şizotipi kavramı ilk kez Meehl tarafından tanımlanmıştır. Meehl, şizofreniye genetik yatkınlığın olduğu durumları “şizotaksi” olarak adlandırmış, şizotaksik bireylerde şizotipal özellikler bulunabileceğini ve çeşitli zorlanmalarla karşılaştıkları takdirde bu bireylerin bazılarında şizofreni gelişebileceğini öne sürmüştür. Bu modele göre şizotipi zorlanma-yatkınlık modeli içinde tanımlanan kalıtılabilir yatkınlığın klinik bir göstergesi olup, anhedoni, ambivalans, formel düşünce bozukluğu ve sosyal ilişkilerde kısıtlılık/sosyal fobi ile ilişkili bir durumdur. Şizofreni spektrumunda yer aldığı ve şizofreninin daha selim bir biçimi olduğu düşünülen şizotipinin şizofreni hastalarının akrabalarında normal popülasyona göre daha sık görüldüğü ve bu kişilerdeki bazı nörobilişsel bozukluklarla ilişkili olduğu çalışmalarla gösterilmiştir (1-4).

Çok boyutlu bir kavram olan şizotipi için en çok kabul gören boyutlar şizofrenidekine benzer biçimde, pozitif ve negatif şizotipi boyutlarıdır. Bu konuyu araştıran çalışmaların çoğunda algıda sapmalar, büyüsel düşünce ile birlikte pozitif şizotipi boyutunda yer alırken, fiziksel-sosyal anhedoni ve içedönüklük ise negatif şizotipi boyutunda yer almıştır (5).

Şizotipi, şizofreninin ya da genel olarak psikozun patofizyolojisinin anlaşılmasına yönelik yapılan epidemiyolojik araştırmalar ve bu hastaların sağlıklı akrabalarında yapılan çalışmalarda ele alınmıştır (6-9). Psikometrik olarak psikoz riski bulunan toplum örneklemlerinde şizotipal özellikler üzerinden psikoz patofizyolojisinin araştırılması ilaç, hastaneye yatma, kronik hastalık ve belirtilerin etkilerini dışarıda bırakarak endofenotiplerin araştırılmasını kolaylaştırdığı için tercih edilmektedir (5). Bu bağlamda, sıklıkla Meehl’in şizotipi tanımı doğrultusunda geliştirilen ve şizotipinin farklı boyutlarını değerlendirmeye yarayan kendini değerlendirme ölçekleri kullanılmıştır. En sık kullanılan ölçekler arasında Wisconsin Şizotipi Ölçekleri (Büyüsel Düşünce Ölçeği, Fiziksel Anhedoni Ölçeği, Sosyal Anhedoni Ölçeği, Algılamada Sapmalar Ölçeği ve Dürtüsel Uyumsuzluk Ölçeği) ile Şizotipal Kişilik Ölçeği sayılabilir (9-13). Wisconsin Şizotipi Ölçekleri Chapman’lar tarafından geliştirilen ve şizotipinin farklı boyutlarını ayrı ayrı değerlendiren ölçeklerdir (10-13). Şizotipal Kişilik Ölçeği ise şizotipinin farklı boyutlarını aynı ölçekte değerlendirmeye yarayan bir araçtır (14). Chapman ve arkadaşları yaptıkları 10 yıllık izlem çalışmasında bu ölçeklerden Algılamada Sapmalar Ölçeği ve Büyüsel Düşünce Ölçeği’nden yüksek puan alan kişilerin kontrollere göre daha yüksek oranda psikotik bozukluklara yakalandıkları göstermiştir (15). Önceki çalışmalardan elde edilen bulgular Algılamada Sapmalar Ölçeği’nin şizotipinin önemli bir özelliğini değerlendirmeye yarayan, geçerli bir ölçek olduğunu desteklemektedir. Algılamada Sapmalar Ölçeği’nden yüksek puan alan bireylerin daha fazla iletişim bozukluğu, düşünce bozukluğu gibi belirtiler sergiledikleri, Wisconsin Kart Eşleme Testi performanslarının düşük olduğu, anormal göz hareketleri bulunduğunu, anormal trombosit monoamin oksidaz aktiviteleri olduğu saptanmıştır (16-19). Ayrıca, Algılamada Sapmalar Ölçeği’nden yüksek puan alan, psikotik olmayan hastaların akrabalarında da yaşam boyu şizofreni gelişme riski daha yüksek bulunmuştur (20). Kendler ve Hewitt yaptıkları ikiz çalışmasında da esas olarak algılamada sapmaları içeren pozitif boyutun kalıtıldığını göstermişlerdir (21). Bu yönleriyle algılamadaki sapmalar, diğerleriyle karşılaştırıldığında şizotipinin daha güçlü bir özelliği gibi görünmektedir.

Büyüsel Düşünce Ölçeği ile Şizotipal Kişilik Ölçeği’nin Türkçe uyarlamalarının geçerlilik ve güvenilirlik çalışmaları yapılmış ve bu ölçeklerin üniversite öğrencilerinde kullanımının güvenilir olduğu gösterilmiştir (22,23). Bu çalışmada şizotipinin pozitif boyutlarından biri olarak kabul edilen algılamada sapmaların şiddetini ölçen Algılamada Sapmalar Ölçeği’nin Türkçe uyarlamasının psikometrik özelliklerinin klinik olmayan bir örneklemde araştırılması amaçlanmıştır.


 

Örneklem

Çalışmanın örneklemi Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi 2. sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Çalışma hakkında bilgilendirilip katılmayı kabul eden öğrenciler, ölçeği tek başlarına Tıp Eğitimi Anabilim Dalı Mesleksel Beceri Laboratuvarı’nda doldurmuşlardır. Katılan öğrencilere fazladan ders puanı verilmemiş, herhangi bir ücret ödenmemiştir. Ölçeği eksiksiz olarak doldurmuş olan 222 deneğin yaş ortalaması 19.9±1.07 olup, 100’ü (%45) kadın, 122’si (%55) erkektir. Kadınların yaş ortalaması 19.8±1.1, erkeklerin yaş ortalaması 20.1±1’dir; aralarında anlamlı fark bulunmamaktadır (t=1.79, p=0.07).

Benzer ölçek geçerliği için 56’si (%43.8) kadın, 72’si (%56.2) erkek, 128 öğrenciye (toplam örneklemin %57.7’si) Algılamada Sapmalar Ölçeği ile birlikte Büyüsel Düşünce Ölçeği uygulanmıştır. Bu öğrencilerin yaş ortalaması 19.9‘dur. Sıra etkisini engellemek amacıyla örneklemin yarısına öncelikle Algılamada Sapmalar Ölçeği, diğer yarısına ise öncelikle Büyüsel Düşünce Ölçeği uygulanmıştır.

Test-tekrar test güvenilirliği için, 47’si (%45) kadın, 58’i (%55) erkek, 105 öğrenciye (toplam örneklemin %47’si) ölçek 3 hafta sonra tekrar uygulanmıştır. Bu öğrencilerin yaş ortalaması 20.06±1.2 olup, erkeklerin 20.1±1.2, kadınların ise 20±1.3’tür. Test-tekrar test örnekleminde de kadınlar ve erkekler arasında yaş açısından fark saptanmamıştır (t=0.42, p=0.68). Ayrıca, büyük örneklem ile tekrar test örneklemi arasında cinsiyet ve yaş bakımından anlamlı farklılık bulunmamıştır (sırasıyla Ki kare=0.007, p=0.94; t=-0.49, p=0.62).

İç tutarlılık için Cronbach alfa katsayısı hesaplanmış, düzeltilmiş madde-toplam korelasyonlarına bakılmıştır.

Gereçler

Algılamada Sapmalar Ölçeği: Chapman ve ark. tarafından geliştirilen, doğru-yanlış biçiminde puanlanan, toplam 35 madde içeren bir kendini değerlendirme ölçeğidir. Algılamada beden imgesi ile ilgili (28 madde) ve diğer (7 madde) sapmaların şiddetini değerlendirmeye yarar (12). Büyüsel Düşünce Ölçeği gibi şizotipinin pozitif boyutunu değerlendirir (5).

Ölçeğin İngilizce’den Türkçe’ye çevirisi iki yazar (MKY, FÇ) tarafından yapılmış, geri çevirisi ise anadili İngilizce olan bir uzman tarafından yapılmıştır. Ölçeğin Türkçe çevirisi orjinaline paralellik gösterdiğinden çeviri üzerinde değişiklik yapılmamıştır. Algılamada sapmalar Ölçeği’nin Türkçe uyarlaması Ek bölümünde verilmiştir.

Büyüsel Düşünce Ölçeği: Eckblad ve Chapman tarafından geliştirilen ve şizotipinin başka bir boyutu olan büyüsel düşünceyi değerlendiren ölçeğin Türkçe uyarlaması Atbaşoğlu ve ark. tarafından yapılmıştır (10,22). Ölçek doğru-yanlış olarak işaretlenen toplam 30 maddeden oluşur ve 0-30 arasında puanlar alabilir. Büyüsel Düşünce Ölçeği’nin orijinal makalesinde Algılamada Sapmalar Ölçeği ile pozitif korelasyon gösterdiği saptanmıştır (10).

İstatistiksel Analiz

Güvenilirlik ölçütleri olarak iç tutarlılık ve test-tekrar test güvenilirliği kullanılmıştır. İç tutarlılık için Cronbach alfa katsayısı hesaplanmış ve madde test korelasyonlarına bakılmıştır. Şizotipal özelliklerin cinsiyetten etkilenen özellikler olduğu bilindiği için ortalamalar her iki cinsiyet için ayrı ayrı verilmiştir. Algılamada Sapmalar Ölçeği ve Büyüsel Düşünce Ölçeği puanları normal dağılıma uyduğu için parametrik testler kullanılmıştır. Test-tekrar test güvenilirliği ve benzer ölçek geçerliği için Pearson korelasyon katsayısı hesaplanmış, cinsiyetler arasında ölçek ortalamaları açısından fark olup olmadığına bağımsız örneklem t testi kullanılarak bakılmıştır. Tüm istatistikler STATA paket programı ile yapılmıştır.


 

Çalışmaya katılan öğrencilerin (n=222) Algılamada Sapmalar Ölçeği toplam puanı ortalaması 6.9 olup (SS=5.8, aralık:0-28), erkeklerde 6.8 (SS=6.08, aralık:0-28), kadınlarda ise 7.1 (SS=5.5, aralık:0-21) olarak saptanmıştır. Ölçeğin toplam puanları açısından cinsiyetler arasında fark bulunmamıştır (t=0.34, p=0.73). Tekrar test puanlarının ortalamaları ise 105 öğrencide 7.5 (SS=6.4, aralık:0-27) olup, erkeklerde 7.5 (n=58, SS=6.3, aralık:0-27), kadınlarda 7.5 (n=47, SS=5.9, aralık:0-22) olarak bulunmuştur. Algılamada Sapmalar Ölçeği’nin benzer geçerliğinin değerlendirilmesi için 128 öğrenciye ek olarak Büyüsel Düşünce Ölçeği de uygulanmıştır; Büyüsel Düşünce Ölçeği puanlarının ortalaması 8.7±4.6’dır.

Geçerlilik Analizi

Algılamada Sapmalara Ölçeği ile Büyüsel Düşünce Ölçeği puanları arasında pozitif korelasyon olduğu saptanmıştır (r=0.27, p=0.0019).

Güvenilirlik Analizi

Tüm örneklem için ölçeğin test-tekrar test puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif korelasyon saptanmıştır (r=0.59, p=<0.001).

Tablo 1’de ölçek maddelerinin düzeltilmiş madde-toplam korelasyonları ile Cronbach alfa değerleri toplam örneklem için ve kadın-erkek için ayrı olarak verilmiştir.


 

Algılamada Sapmalar Ölçeği, şizotipinin çok önemli bir boyutunu değerlendiren, klinik olmayan örneklemlerde uygulandığında geçerliği ve güvenilirliliği yüksek bir araçtır. Bu çalışmada, klinik olmayan bir örneklemde Algılamada Sapmalar Ölçeği’nin Türkçe uyarlamasının iç tutarlılığının yüksek, test-tekrar test güvenilirliğinin ise yeterli düzeyde olduğu ve benzer ölçek geçerliliği bulunduğu saptanmıştır. Ölçeğin orijinal formu ile yapılan çalışmalarda Cronbach alfa değerlerinin 0.84-0.94 arasında, test-tekrar test korelasyonlarının ise r=0.71-0.75 arasında değiştiği izlenmektedir (24-27). Ayrıca, Algılamada Sapmalar Ölçeği ile şizotipinin başka bir boyutunu değerlendiren Büyüsel Düşünce Ölçeği arasında pozitif ilişki olduğu birçok kez gösterilmiştir (4,5). Özetle, çalışmadan elde edilen bulgular ölçeğin orijinal formunun kullanıldığı önceki çalışmalarla uyumludur.

Önceki çalışmaların bazılarında kadınların pozitif şizotipi ölçeklerinden daha yüksek puanlar aldıkları gösterilmiş olmasına rağmen, bu çalışmada kadın ve erkeklerin Algılamada Sapmalar Ölçeği toplam puanları benzer bulunmuştur. Miettunen ve Jääskeläinen’nin yaptıkları 44 çalışmayı içeren meta-analizde de, yalnızca sosyal anhedoninin erkeklerde daha şiddetli olduğu, büyüsel düşünce ya da algılamada sapmaların cinsiyete göre değişmediği bulgulanmıştır. Ancak, meta-analizde öğrenci olmayan (daha yaşlı) örneklemlerin alındığı az sayıdaki çalışma dikkate alındığında, kadınların Algılamada Sapmalar Ölçeği’nden erkeklere göre daha yüksek puan aldıkları saptanmıştır. Çalışmaların örneklem sayılarının düşük olması nedeniyle elde edilen bu sonucun güvenilir olmadığı üzerinde durulmuştur (29).

Son 20 yılda psikozun erken dönemde tanısı ve tedavisi konusunda yapılan çalışmalara ağırlık verilmiştir. Genç nüfusu, yüksek göç oranları ve farklı sosyokültürel yapıya sahip olması bakımından Türkiye’de bu konuda yapılacak çalışmaların alanyazına ciddi katkıları olacağı düşünülmektedir (30). Algılamada Sapmalar Ölçeği’nden yüksek puan alan bireylerde izlemde psikotik bozuklukların daha fazla görüldüğü ve bu bireylerin daha fazla psikotik deneyimler yaşadığı, dolayısıyla yalnızca şizofreni için değil, psikoz açısından riskli olan bireyleri doğru olarak saptayabildiği gösterilmiştir (4,15,28). Hem bu özelliği, hem de kullanım kolaylığı açısından Algılamada Sapmalar Ölçeği’nin Türkçe versiyonu özellikle psikozun genetik/nörobiyolojik bileşenlerinin araştırıldığı geniş örneklemli çalışmalarda şizotipinin diğer boyutlarını değerlendiren ölçekler ile birlikte kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir araçtır. Her ne kadar diğer Wisconsin Şizotipi Ölçekleri ile ilişkili olsa da Algılamada Sapmalar Ölçeği’nin, şizotipiyi tek başına değerlendirmeye yetebilecek nitelikte olmayabileceği bildirilmiştir (31).

Çalışmanın tıp öğrencileri gibi bilişsel düzeyi yüksek bir örneklemde yürütülmüş olması nedeniyle normal popülasyonu yansıtmayabileceği düşünülebilir. Bu nedenle bu çalışmadan elde edilen sonuçların norm olarak kabul edilmemesi ve ileride yapılacak çalışmalarda eğitim düzeyi ve/veya IQ düzeyi ile ölçek puanları arasındaki ilişkinin araştırılması önerilmektedir. Ek olarak, ölçeğin yordama geçerliğinin klinik değerlendirmelerin yapıldığı çalışmalar ve şizotipinin başka bileşenlerinin araştırıldığı çalışmalarla desteklenmesi gereklidir. 

Teşekkür

Thomas Kwapil’e Algılamada Sapmalar Ölçeği’nin orijinal araştırmasındaki verileri paylaştığı için teşekkür ederiz.


 

1.         Meehl PE. Schizotaxia, schizotypy, schizophrenia. Am Psychol 1962; 17:827-38.

2.         Meehl PE. Toward an integrated theory of schizotaxia,schizotypy, and schizophrenia. J Pers Disord 1990; 4:1-99.

3.         Baskak B. Şizotipal Kişilik Bozukluğu. Turkiye Klinikleri J Int Med Sci 2007; 3:30-4.

4.         Lenzenweger MF. Psychometric high-risk paradigm, perceptual aberrations, and schizotypy: an update. Schizophr Bull 1994; 20:121-35.

5.         Vollema MG, van den Bosch RJ. The multidimensionality of schizotypy. Schizophr Bull 1995; 21:19-31.

6.         Blanchard JJ, Collins LM, Aghevli M et al. Social Anhedonia and Schizotypy in a Community Sample: The Maryland Longitudinal Study of Schizotypy. Schizophr Bull 2009 (baskıda).

7.         Lenzenweger MF, O'Driscoll GA. Smooth pursuit eye movement and schizotypy in the community.J Abnorm Psychol 2006; 115:779-86.

8.         Tsuang MT, Stone WS, Faraone SV. The genetics of schizophrenia. Curr Psychiatry Rep 1999; 1:20-4.

9.         Nuechterlein KH, Asarnow RF, Subotnik KL et al. The structure of schizotypy: relationships between neurocognitive and personality disorder features in relatives of schizophrenic patients in the UCLA Family Study. Schizophr Res 2002; 54:121-30.

10.       Eckblad ML, Chapman LJ. Magical ideation as an indicator of schizotypy. J Consult Clin Psychol 1983; 51:215-25.

11.       Chapman LJ, Chapman JP, Raulin ML. Scales for physical and social anhedonia. J Abnorm Psychol 1976; 85:374-82.

12.       Chapman LJ, Chapman JP, Raulin ML. Body image aberration in schizophrenia. J Abnorm Psychol 1978; 87:399-407.

13.       Chapman LJ, Chapman JP, Numbers JS et al. Impulsive nonconformity as a trait contributing to the prediction ofpsychotic-like and schizotypal symptoms, J Nerv Ment Dis 1984; 172:681-91.

14.       Raine A. The SPQ: A scale for the assessment of schizotypal personality based on DSM-III-R criteria. Schizophr Bull 1991; 17:555-64.

15.       Chapman LJ, Chapman JP, Kwapil TR et al. Putatively psychosis-prone subjects 10 years later. J Abnorm Psychol 1994;103:171-83.

16.       Miller EN, Chapman LJ. Continued word association in hypothetically psychosis-prone college students. J Abnorm Psychol 1983; 92:468-78.

17.       Simons RF, Katkin W. Smooth pursuit eye movements in subjects reporting physical anhedonia and perceptual aberrations. Psychiatry Res 1985; 14:275-89.

18.       Yehuda R, Edell WS,  Meyer JS. Platelet MAO activity and psychosis proneness in college students. Psychiatry Res 1987; 20:129-42.

19.       Lenzenweger MF, Korfine L. Perceptual aberrations, schizotypy, and the Wisconsin Card Sorting Test. Schizophr Bull 1994; 20:345-57.

20.       Lenzenweger MF, Loranger AW. Detection of familial schizophrenia using a psychometric measure of schizotypy. Arch Gen Psychiatry 1989; 46:902-7.

21.       Kendler KS, Hewitt J. The structure of self-report schizotypy in twins. J Personality Dis 1992; 6:1-17.

22.       Atbaşoğlu EC, Kalaycıoğlu C, Nalçacı E. Büyüsel Düşünce Ölçeği’nin Türkçe Formunun Geçerlik ve Güvenirliği. Türk Psikiyatri Derg 2003; 14:31-41.

23.       Şener A, Bora E, Tekin I ve ark. Şizotipal Kişilik Ölçeğinin Üniversite Öğrencilerindeki Geçerlik ve Güvenirliği. Klinik Psikofarmakoloji Bülteni 2006; 16:84-92.

24.       Kwapil TR, Barrantes-Vidal N, Silvia PJ.The dimensional structure of the Wisconsin Schizotypy Scales: factor identification and construct validity. Schizophr Bull. 2008; 34:444-57.

25.       Chapman LJ, Edell WS, Chapman JP. Physical anhedonia,perceptual aberration, and psychosis proneness. Schizophr Bull 1980; 6:639-53.

26.       Chapman LJ, Chapman JP, Miller HE. Reliabilities and intercorrelations of eight measures of proneness to psychosis. J Consult Clin Psychol 1982; 50:187-95.

27.       Muntaner C, Garcia-Sevilla L, Fernandez A et al. Personality dimensions, schizotypal and borderline personality traits and psychosis proneness. Pers Individ Dif 1988; 9:257-68.

28.       Gooding DC, Tallent KA, Matts CW. Clinical status of at-risk individuals 5 years later: further validation of the psychometric high-risk strategy. J Abnorm Psychol 2005;114:170-5.

29.       Miettunen J, Jääskeläinen E. Sex Differences in Wisconsin Schizotypy Scales-A Meta-analysis. Schizophr Bull 2008 (baskıda).

30.       Saka MC, Yazıcı K. Early Diagnosis and Intervention in Psychosis:Perspective from Turkey. Clinical Neuropsychiatry 2008; 5:290-4.

31.       Barnes GW, Rhinewine JP, Docherty NM. Perceptual aberration and schizotypy: a cautionary note.J Neuropsychiatry Clin Neurosci. 2000; 12:98-9.



Şizotipi, algılamada sapmalar, şizotipal kişilik bozukluğu, geçerlilik, güvenilirlik

2012 © Galenos Yayınevi | Her Hakkı Saklıdır. Gizlilik Bildirimi | Erişilebilirlik