B-ISSN : 1300-0667
E-ISSN : 1309-4866
Yıl: 2009 Cilt: 46 Sayı(Ek) : 1
Özgün Araştırma
Yıl: 2009
Ay:
Cilt: 46
Sayı(Ek) : 1
1203 kez görüntülendi
Geliş Tarihi
Kabul Tarihi
Şizofreni Hastalarında Bakım Veren Külfet Düzeyinin, Sosyodemografik Değişkenler ve Hastalığın Özellikleri ile İlişkisi
Özet

Ayşegül AYDIN, Salih Saygın EKER, Şengül CANGÜR, Aslı SARANDÖL, Selçuk KIRLI
 

Amaç: Bu çalışmada şizofreni hastalarının bakım verenlerindeki külfet düzeyinin, klinik ve sosyodemografik veriler ile ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır.

Yöntemler: Çalışma kapsamına Uludağ Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Psikoz polikliniğinde takibi süren, DSM-IV-TR’ ye göre şizofreni tanı ölçütlerini karşılayan 50 hasta ve onların bakım verenleri alınmıştır. Hastalara Pozitif Negatif Sendrom Skalası (PANSS), bakım verenlere, Hamilton Depresyon Değerlendirme Ölçeği (HAM-D), Hamilton Anksiyete Değerlendirme Ölçeği (HAM-A), Beck Depresyon Değerlendirme Ölçeği, Beck Anksiyete Değerlendirme Ölçeği ve Zarit Bakım veren Külfet Ölçeği (ZBKÖ) uygulanmıştır.

Bulgular: Bakım veren külfet düzeyinin hastanın yaşı (p=0.007, r=0.376), hastalığın alevlenme sayısı (r=0.392, p=0.005) ve hastaneye yatış sayısı (r=0.281, p=0,048)  ile ilişkili olduğu, buna karşın PANSS, PANSS negatif ve PANSS pozitif puanları ile bakım verenlerin külfet düzeyleri arasında anlamlı ilişki olmadığı saptanmıştır. Bakım verenin eğitim düzeyi arttıkça külfet düzeyinin azaldığı (z=-2.373, p=0.018), ancak bakım veren HAM-D (r=0.442, p=0.001) ve HAM-A (r=0.434, p=0.002) değerleri ile külfet düzeyleri arasında anlamlı ilişki olduğu saptanmıştır. Günlük bakım verme süresi ile bakım veren külfet düzeyi arasında anlamlı ilişki saptanmazken, bu sürenin artışı ile bakım verenin HAM-D (r=0.327, p=0.02) ve HAM-A (r=0.461, p=0.001) değerlerindeki artış arasında anlamlı ilişki saptanmıştır.

Sonuç: Bakım verenin külfet düzeyi, yatış sayısı ve alevlenme sayısı ile yükselmesine rağmen pozitif ve negatif belirtilere göre değişim göstermemiştir. Bakım verenlerden eğitim düzeyi yüksek olanlarında külfet düzeyinin daha düşük olması, hastalık hakkında daha fazla bilgi sahibi olmaları ve tedavi olanaklarını daha iyi değerlendirebilmelerine bağlanmıştır. Günlük bakım verme sürelerinin artışı ile bakım verenin kendine ayırdığı zaman azalmakta, depresyon ve anksiyete belirtilerinde artış görülmektedir. Şizofreni tedavisinin sağlıklı sürdürülmesinde önemli rolü olan bakım verenlerin fiziksel, ruhsal ve ekonomik külfet altında olduğu açıktır. Bakım verenlerin hastalık ve süreci hakkında bilgilendirilmesi, gereğinde psikiyatrik destek verilmesi, psikoeğitim çalışmalarının yürütülmesi bakım veren yükünün yanı sıra hastalığın getirdiği engelliliği ve hastaneye yatış ve atak sıklığını da önemli ölçüde azaltacağı beklenebilir. (Nöropsikiyatri Arşivi 2009; 46 Özel Sayı: 10-4)

Tam Metin

Ayşegül AYDIN, Salih Saygın EKER, Şengül CANGÜR, Aslı SARANDÖL, Selçuk KIRLI

psyaysegul_sari@yahoo.com
 

Amaç: Bu çalışmada şizofreni hastalarının bakım verenlerindeki külfet düzeyinin, klinik ve sosyodemografik veriler ile ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır.

Yöntemler: Çalışma kapsamına Uludağ Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Psikoz polikliniğinde takibi süren, DSM-IV-TR’ ye göre şizofreni tanı ölçütlerini karşılayan 50 hasta ve onların bakım verenleri alınmıştır. Hastalara Pozitif Negatif Sendrom Skalası (PANSS), bakım verenlere, Hamilton Depresyon Değerlendirme Ölçeği (HAM-D), Hamilton Anksiyete Değerlendirme Ölçeği (HAM-A), Beck Depresyon Değerlendirme Ölçeği, Beck Anksiyete Değerlendirme Ölçeği ve Zarit Bakım veren Külfet Ölçeği (ZBKÖ) uygulanmıştır.

Bulgular: Bakım veren külfet düzeyinin hastanın yaşı (p=0.007, r=0.376), hastalığın alevlenme sayısı (r=0.392, p=0.005) ve hastaneye yatış sayısı (r=0.281, p=0,048)  ile ilişkili olduğu, buna karşın PANSS, PANSS negatif ve PANSS pozitif puanları ile bakım verenlerin külfet düzeyleri arasında anlamlı ilişki olmadığı saptanmıştır. Bakım verenin eğitim düzeyi arttıkça külfet düzeyinin azaldığı (z=-2.373, p=0.018), ancak bakım veren HAM-D (r=0.442, p=0.001) ve HAM-A (r=0.434, p=0.002) değerleri ile külfet düzeyleri arasında anlamlı ilişki olduğu saptanmıştır. Günlük bakım verme süresi ile bakım veren külfet düzeyi arasında anlamlı ilişki saptanmazken, bu sürenin artışı ile bakım verenin HAM-D (r=0.327, p=0.02) ve HAM-A (r=0.461, p=0.001) değerlerindeki artış arasında anlamlı ilişki saptanmıştır.

Sonuç: Bakım verenin külfet düzeyi, yatış sayısı ve alevlenme sayısı ile yükselmesine rağmen pozitif ve negatif belirtilere göre değişim göstermemiştir. Bakım verenlerden eğitim düzeyi yüksek olanlarında külfet düzeyinin daha düşük olması, hastalık hakkında daha fazla bilgi sahibi olmaları ve tedavi olanaklarını daha iyi değerlendirebilmelerine bağlanmıştır. Günlük bakım verme sürelerinin artışı ile bakım verenin kendine ayırdığı zaman azalmakta, depresyon ve anksiyete belirtilerinde artış görülmektedir. Şizofreni tedavisinin sağlıklı sürdürülmesinde önemli rolü olan bakım verenlerin fiziksel, ruhsal ve ekonomik külfet altında olduğu açıktır. Bakım verenlerin hastalık ve süreci hakkında bilgilendirilmesi, gereğinde psikiyatrik destek verilmesi, psikoeğitim çalışmalarının yürütülmesi bakım veren yükünün yanı sıra hastalığın getirdiği engelliliği ve hastaneye yatış ve atak sıklığını da önemli ölçüde azaltacağı beklenebilir. (Nöropsikiyatri Arşivi 2009; 46 Özel Sayı: 10-4)


 

Şizofreninin ilerleyici ve yıkıcı etkisi şizofreni hastalarına bakım vermeyi gerekli hale getirebilmektedir (1). Bakım verme işi de sıklıkla pek çok kronik ve engelliliğe yol açan hastalıkta olduğu gibi hastaların birinci derece akrabalarının üzerine düşmekle birlikte, zamanla bakım verme süreci bakım verenler için psikolojik ve sosyoekonomik külfet haline gelebilmektedir (2,3).

“Bakım veren külfeti” hasta bakımı sürecinde karşılaşılan fiziksel, duygusal ve ekonomik güçlüğün toplamı olarak tanımlanmıştır (4). Şizofreni hastalarının bakımını üstlenen kişilerin büyük bir çoğunluğunun fiziksel, psikolojik ve ekonomik külfet altında olduğu bilinmektedir (5). Bakım veren külfetindeki artış bakım verenin yaşam kalitesindeki azalma, fiziksel ve psikolojik sağlığında ve işlevselliğinde bozulma ile ilişkilendirilmiştir (3). Külfet düzeyinin gerek hastalığın ve hastanın gerekse bakım verenin özelliklerinden etkilendiği gösterilmiştir (6,7). Psikotik alevlenmelerin sıklığı ve şiddeti, hastaneye yatış sayısı, ilk atak yaşının erken olması gibi hastalığa ait özellikler ile külfet düzeyindeki artış arasında anlamlı ilişki bulan araştırmalar vardır (8-10). Birbirinden farklı olmadığını gösteren çalışmalar (11-13) olmakla beraber, bazı çalışmalar pozitif belirtilerin (10,14), bazıları da negatif belirtilerin külfet düzeyleri üzerine daha etkili olduğunu göstermektedir (15,16). Hasta ve hastaya ait özelliklerin yanı sıra hastayla olan yakınlık derecesi (9), hastayla gün içinde geçirilen sürenin miktarı (7), eğitim durumu (17,18), hastalık hakkında bilgi sahibi olma (19), bakım verenin yaşı (20) ve çalışma durumu (21) gibi bakım verene ait özelliklerin de bakım veren külfeti ile ilişkili olabileceği gösterilmiştir. Külfetin, zamanla bakım verenlerin zamanla sağlık kuruluşlarına daha sık başvurmalarına, antidepresan ve trankilizanlar gibi psikotrop ilaçları genel topluma göre daha fazla kullanmalarına, hastaneye başvurma ve yatış sayılarının yükselmesine yol açtığı bilinmektedir (16,22,23).

Ülkemizde psikiyatri yatak sayısının son derece kısıtlı olması, şizofreni hastalarının sürekli yararlanabileceği gündüz hastaneleri gibi tesislerin bulunmaması bakımverme sürecinde bakım vereni ve bu süreçte yüklendiği külfeti ön plana çıkartmaktadır. Bu konuda ülkemizde yapılmış çalışma sayısının son derece az olduğunu göz önünde bulundurarak bu çalışmada şizofreni hastalarında bakım veren külfet düzeyi ile hastanın ve bakım verenin klinik ve sosyodemografik özellikleri arasındaki ilişki incelenmeye çalışılmıştır.


 

Çalışma Grubu

Uludağ Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Psikoz Polikliniği’nde düzenli takip ve tedavileri sürdürülen, Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı’na (DSM-IV-TR)24 göre şizofreni tanısı konmuş, 18-65 yaş arası hastalar ile bunların bakım verenleri çalışmaya alınmıştır. Psikotik belirtileri remisyonda olmayan ve denetim altına alınmayan bedensel hastalığı olanlar değerlendirmeye alınmamıştır. Çalışmaya katılan hasta ve bakım verenleri ile yarı yapılandırılmış psikiyatrik görüşme yapılmıştır. Şizofreni polikliniği hasta değerlendirme formu ile sosyodemografik ve klinik bilgiler alınmıştır. Ayrıca hastalara Pozitif- Negatif Sendrom Skalası (PANSS) uygulanmıştır. Bakım verenlere Hamilton Depresyon Değerlendirme Ölçeği (HAM-D), Hamilton Anksiyete Değerlendirme Ölçeği (HAM-A), Beck Depresyon Değerlendirme Ölçeği, Beck Anksiyete Değerlendirme Ölçeği ve Zarit Bakım veren Külfet Ölçeği (ZBKÖ) uygulanmıştır. Düzenlenen bakım veren sosyodemografik bilgi formu ile sosyodemografik veriler toplanmıştır. Çalışmaya alınan hasta ve bakım verenlerinden yazılı onam alınmıştır. Hasta ve yakınları ile yapılan psikiyatrik görüşmeler ve ölçeklerin doldurulması aynı araştırmacı tarafından gerçekleştirilmiştir.

Uygulanan Ölçekler

Hastalara Uygulanan Ölçekler

Pozitif Negatif Sendrom Skalası (PANSS): Şizofrenide pozitif ve negatif belirti dağılımı ve şiddetini ölçmek için kullanılır. Kay ve arkadaşları tarafından geliştirilmiştir (25). 31 maddeden oluşur ve 1 ile 7 arasında şiddet değerlendirmesi vardır. Ölçeğin Türkçe geçerlilik ve güvenilirlik çalışması Kostakoğlu arkadaşları tarafından yapılmıştır (26).

Bakım Verenlere Uygulanan Ölçekler

Hamilton Depresyon Derecelendirme Ölçeği (HAM-D): Her yaştaki kişide klinik araştırma amaçlı depresyon düzeylerinin saptanması için Hamilton ve arkadaşları tarafından geliştirilmiş bir ölçektir (27). Türkçe sürümünün geçerlilik ve güvenilirlik çalışması Akdemir ve arkadaşları tarafından yapılmıştır (28).

Hamilton Anksiyete Derecelendirme Ölçeği (HAM-A): Anksiyete düzeyini, belirti dağılımını ve şiddet değişimini ölçmek üzere Hamilton ve arkadaşları tarafından geliştirilmiş bir ölçektir (29). Türkçe sürümünün geçerlilik ve güvenilirlik çalışması Yazıcı ve arkadaşları tarafından yapılmıştır (30).

Zarit Bakım veren Külfet Ölçeği (ZCBS): Zarit ve arkadaşları tarafından geliştirilmiştir (31). Sosyal ve ekonomik açıdan bakım veren külfet derecesini belirlemek için yaygın olarak kullanılan bir değerlendirme ölçeğidir. Toplam puanlama 22-110 arasında değişir.

Beck Depresyon Envanteri (Beck-D): Ölçeğin özgün formu Beck ve arkadaşları tarafından geliştirilmiştir (32) Türkçe’ye uyarlaması Hisli tarafından yapılmıştır (33,34). Beck Depresyon Envanteri formunda 21 belirti kategorisinin her biri için dört seçenek vardır. Hastadan uygulama günü de dahil son bir hafta içinde kişinin kendini nasıl hissettiğini en iyi ifade eden cümleyi seçerek işaretlemesi istenir. Her madde 0 ile 3 arasında puan alır. Alınabilecek en yüksek puan 63’tür. Toplam puanın yüksek oluşu depresyon düzeyinin ya da şiddetinin yüksek oluşunu gösterir. On beş yaş üzerindeki kişilere uygulanabilir.

Beck Anksiyete Envanteri (Beck-A): Beck ve arkadaşları tarafından geliştirilmiştir (35). Türkçe’ ye uyarlaması Ulusoy ve arkadaşları tarafından yapılmıştır (36). Anksiyete düzeyini, belirti dağılımını ve şiddetini belirlemek için kullanılır. 21 soru içerir. Puanlama 0 ile 63 arasındadır. Sorular hasta tarafından cevaplanır. On beş yaş üzerindeki kişilere uygulanabilir.

İstatistiksel Değerlendirme

İstatistiksel değerlendirmeler SPSS 13 paket programında yapılmıştır. Çalışmamızda yer alan kategorik değişkenler için frekans değerleri elde edilirken, sürekli değişken niteliğindekiler için ise tanımlayıcı istatistikler hesaplanmış ve değişkenlik ölçüsü ortalama±standart sapma şeklinde verilmiştir. Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro-Wilk testleriyle ilgili değişkenlerin normal dağılım varsayımlarına uygun olup olmadığı araştırılmıştır. Gruplar arası karşılaştırmalarda Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkinin derecesi ve yönünü saptamak için Pearson korelasyon analizi yapılmıştır.


 

Çalışmaya 50 şizofreni hastası ve bakım verenleri alınmıştır. Bakım veren yaş aralığı 27-73, ortalaması 55.18±11.28 olarak saptanmıştır. Çalışmadaki hastaların yaş aralığı 21-64, ortalaması 37.58±9.42 olarak saptanmıştır. Hastalığın başlangıç yaşı, hastanın cinsiyeti, medeni durumu, eğitim düzeyi, saldırgan davranış göstermesi, özkıyım girişimi olup olmaması ile bakım veren külfet düzeyi arasında anlamlı ilişki saptanmazken, hastanın yaşı ile külfet düzeyi arasında pozitif yönde anlamlı ilişki saptanmıştır (r=0.376, p=0.007). Hastalığın alevlenme (r=0.392, p=0.005) ve hastaneye yatış sayısının (r=0.281, p=0.048) artması ile bakım veren külfet düzeyinin arttığı tespit edilmiştir. Toplam PANSS, PANSS negatif ve PANSS pozitif puanları ile bakım verenlerin külfet düzeyleri, HAM-D, HAM-A, Beck-D ve Beck-A puanları arasında anlamlı ilişki saptanmamıştır.

Bakım verenin eğitim düzeyi yükseldikçe bakım veren külfet düzeyinin azaldığı gözlenirken (z=-2.373, p=0.018) bakım veren HAM-D (r=0.442, p=0.001) ve HAM-A (r=0.434, p=0.002) ile Beck-D (z=0.669, p<0.001) ve Beck-A (z=0.541, p<0.001) skorlarının artışı ile külfet düzeyleri arasında pozitif ilişki gözlenmiştir. Bununla beraber bakım verenin cinsiyeti, yaşı, hasta ile olan yakınlık derecesi, öncesine ait bakım verme deneyimi, herhangi bir bedensel hastalığının olup olmaması ve bakım verme biçimi (yardımlı- yardımsız) ile külfet düzeyleri arasında anlamlı ilişki saptanmamıştır.

Hastaya günlük bakım verme süresi ile bakım veren külfet düzeyi arasında anlamlı ilişki saptanmazken, bu sürenin artışı ile bakım verenin HAM-D (r=0.327, p=0.02), HAM-A (r=0.461, p=0.001), Beck-D (r=0.446, p=0.001) ve Beck-A (r=0.502, p<0.001) artış olduğu tespit edilmiştir.

Hastaların sosyodemografik ve hastalık özellikleri Tablo 1’de, Tablo 2’ de ise bakım verenlerin sosyodemografik özellikleri ve uygulanan ölçeklerin ortalama puanları verilmiştir. 


 

Şizofreni hastalarında bakım veren külfet düzeyinin sosyodemografik değişkenler ve hastalığın özellikleri ile ilişkisinin incelenmesi sonucunda; i) hastalığın alevlenme ve hastaneye yatış sayılarının bakım veren külfetini arttırdığı, ii) bakım veren eğitim düzeyinin yükseldikçe külfet düzeyinin azaldığı, iii) bakım verenin depresyon ve anksiyete düzeyi ile külfet düzeyi arasında pozitif yönde ilişki olduğu, iv) gün içinde bakım verme süresi ile bakım verenin depresyon ve anksiyete düzeyleri arasında pozitif yönde ilişki olduğu ancak külfet düzeyini etkilemediği tespit edilmiştir.

Bu çalışmada değerlendirilen hasta grubunun hastalık özelliklerinden alevlenme sayısı ve hastaneye yatış sayısının artışı ile bakım veren külfet düzeyinin arttığı tespit edilmiştir. Gutiérrez-Maldonado ve arkadaşları (6) yaptıkları çalışmada anlamlı ilişki saptamamakla beraber yapılan çalışmalar sık alevlenme yaşayan ya da sık hastane yatışı olan hastaların bakım veren külfetini arttırdığını göstermektedir (8,37). Bu anlamda elde ettiğimiz veriler literatür verisi ile uyuşmaktadır. Sık alevlenme ya da hastane yatışı ailenin alışılagelmiş düzeninin bozulması, ek maddi zorluklar getirmesi ve damgalanma gibi nedenlerden ötürü bakım veren külfetini arttırmış olabilir. Bu durum hastanın günlük işlerini yürütememesi, çevresi ile uyumunun azalması, kendisine ya da çevresine zarar vermesi ile sonuçlanabilir. Sonuçta gerek hastalığın doğası gerekse damgalanma bakım veren külfetini arttırmaktadır. Bunun yanı sıra gelişen hastane yatışları bakım vereni sosyal ve ekonomik yönden olumsuz etkileyerek külfeti arttırabilmektedir. Ancak, çalışmamızda toplam PANNS değeri ile bakım veren külfet düzeyi ile arasında anlamlı ilişki bulunmaması, daha da ötesi bakım veren depresyon ve anksiyete düzeyleri arasında anlamlı ilişki olmaması ilginçtir. Bu, hastaların hastalık şiddetinin nispeten düşük olması ile ilişkili olabilir.

Pozitif ve negatif belirtilerin bakım veren külfeti üzerindeki etkisi bilinmekle beraber hangi belirti kümesinin bakım veren külfetini daha çok etkilediğine yönelik veriler çelişkilidir. Negatif belirti kümesinin pozitif belirti kümesine göre bakım veren külfetini daha çok arttırdığını gösteren veriler (15,16) olmakla beraber, tam tersini (10,14) ya da her ikisinin de etkili olduğunu gösteren veriler de mevcuttur (5,12). Bu çalışmada pozitif ve negatif belirtiler ile bakım veren külfeti arasında anlamlı ilişki bulunmamıştır. Elde ettiğimiz bu bulgular literatürdeki bazı çalışmalarla aynı doğrultudadır (5,12-13). Hangi belirti kümesinin bakım veren külfeti üzerine birincil derecede etkili olduğu ile ilgili görüş birliği olmamakla beraber, pozitif belirtilerin nispeten dönemsel (epizodik) özellik sergilemesi nedeniyle daha süreğen ve ilerleyici nitelik taşıyan negatif belirtilere göre bakım veren külfetini daha az etkilediği ileri sürülmektedir (38).

Literatür ile uyumlu olarak bu çalışmada da bakım verenin eğitim düzeyi arttıkça külfet düzeyinin azaldığı bulunmuştur (17,18,39). Bu sonuç, eğitim düzeyi yüksek bakım verenlerin hastalık hakkında daha fazla bilgi sahibi olmaları, baş etme becerilerinin daha iyi olması ile açıklanabileceği gibi tedavi olanaklarını daha iyi değerlendirebilmeleri ile de ilgili olabilir. Bununla beraber hastalık özelliklerinin iyi kavranması belirtilerin daha iyi tanınmasına ve alevlenmelerin erken fark edilmesine olanak sağlayarak erken müdahale şansını tanımakta ve dolayısıyla külfet düzeyinin azalmasına yardımcı olabilir.

Gün içinde hasta ile geçirilen sürenin uzaması ile artmış bakım veren külfeti arasında ilişki olduğunu gösteren çalışmalar mevcuttur (7,40). Bu çalışmada ilginç olarak günlük bakımverme süresi ile bakım verenin depresyon düzeyi arasında anlamlı ilişki saptanırken, bakım veren külfeti ile anlamlı ilişki saptanmamıştır. Bu durum, yardıma ihtiyaç duyan aile bireylerine bakmanın bir yakınma unsuru olmaktan çok bir erdem hatta görev olarak nitelendirilmesi, hissedilen külfetin depresif yakınmalarla açığa çıkması ile ilişkili olabilir. Bununla beraber bakım verenin günlük bakımverme süresinin kendi sorumluluklarına vakit ayırmayı engelleyecek uzunlukta olmasının bakım vereni uyum sağlama sürecinde zorlayabilir. Hatta hastaya bakabilecek tek kişinin kendisi olması nedeniyle işini bırakmak zorunda kalabilir. Bu da hem ekonomik hem de sosyal açıdan bakım vereni olumsuz etkiler. Çalışmalarda bakım verenin ev dışında düzenli gittiği bir işe sahip olmasının külfeti azalttığı tespit edilmiştir (21).

Bir işe sahip olmaları bakım veren rolü gibi külfetli bir rolün yanında başka rollerinin de olmasını sağlamaktadır. Bununla beraber bu çalışmada bakım verenin çalışma durumu ile külfet düzeyi arasında ilişki saptanmamıştır.

Çalışmamızda bakım verenin hastaya olan yakınlığı ve yaşı ile külfet değerleri arasında anlamlı ilişki saptanmamakla beraber, bakım verme sürecinde ebeveynlerin diğer aile bireylerine göre (7,9), ileri yaştaki bakım verenlerin gençlere göre daha çok külfet altında kaldıklarını gösteren çalışmalar mevcuttur (1). Ebeveynlerin ve ileri yaştaki bakım verenlerin toleransının daha iyi olması ya da sorunlarla başa çıkabilme yeteneklerinin daha gelişmiş olması, bu bireylerde külfetin diğerlerinden farklı olmamasına yol açmış olabilir. Bakım verenin cinsiyeti ve medeni durumu yine literatürle uyumlu olarak külfet düzeyleri ile ilişkili bulunmamıştır (1). Bununla beraber hastanın genç, erkek cinsiyette olması, çalışmaması ve evli olması külfet düzeyleri ile ilişkili bulunurken (2,7), bu çalışmada hastanın cinsiyeti, eğitim düzeyi, medeni durumu ve çalışma durumunun külfet düzeyleri üzerine bir etkisi olmadığı ancak hastanın yaşının ilerledikçe külfet düzeylerinin arttığı saptanmıştır. Bununla beraber yapılan bir çalışmada hastanın cinsiyeti, çalışma durumu ve hastanın eğitim durumu ile külfet düzeyleri arasında anlamlı ilişki olmadığı bildirilmiştir (6).

Bakım verenlerin iyileştirme (rehabilitasyon) merkezlerine daha sık başvurdukları, antidepresan ve trankilizan gibi psikotropları daha fazla kullandıkları, hastaneye başvurma ve yatış sayılarının daha yüksek olduğu bilinmektedir (41). Bakım verenin hasta ile olan bağı, onunla çatışmaları, hastanın sorumluluğunu tek başına üstlenme, diğer sorumluluklarını yerine getirmedeki güçlüğü, ekonomik sıkıntılar gibi özellikler, duruma uyum sağlamayı güçleştirebilir. Bununla beraber bu çalışmada bakım veren külfetinin yine bakım veren depresyon ve anksiyete düzeyleri ile ilişkili olması daha önce sözünü ettiğimiz ülkemize has sosyokültürel özelliklerle ilişkili olabilir.

Çalışmada yer alan hastaların hastalık şiddetlerinin nispeten düşük olduğu göz önünde bulundurularak sonuçların yorumlanmasının gerektiğini düşünmekteyiz.

Şizofreni tedavisinin sağlıklı sürdürülmesinde önemli rolü olan bakım verenlerin fiziksel, ruhsal ve ekonomik külfet altında olduğu açıktır. Psikoeğitim çalışmalarının bakım veren yükünün yanı sıra hastalığın getirdiği engelliliği ve hastaneye yatış ve atak sıklığını da önemli ölçüde azalttığı gözlenmiştir (42,44).

Ülkemizde de benzer eğitim çalışmalarının yapılması gerek hastaların gerekse bakım verenlerin karşılaştıkları güçlükleri aşmalarında yardımcı olabilir. Bunun yanı sıra bu bakım verme sürecinde bakım verenlerin bedensel ve psikiyatrik yakınmalarının olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Bakım verenin bedensel, ruhsal ve sosyal açıdan sağlıklı olması hastaya verdiği bakımın kalitesini arttıracağı ve zaten kısıtlı olan psikiyatri yataklarının kullanımını azaltacağı muhakkaktır.


 

1.         Urizar AC, Maldonado JG. Burden of care in families of patients with schizophrenia. Quality of Life Research 2006; 15:719-24.

2.         Cochrane JJ, Goering PN, Rogers JM. The mental health of informal caregivers in Ontario: An epidemiological survey. Am J Public Health 1997; 87:2002-8.

3.         Fadden G, Bebbington P, Kuipers L. The burden of care: the impact of functional psychiatric illness on the patient’s family. Br J Psychiatry 1987; 150:285-92.

4.         Dillehay R, Sandys M. Caregivers for Alzheimer’s patients: What we are learning from research. Int J Aging Hum Dev 1990; 30:263-85.

5.         Magliano L, Marasco C, Fiorillo A et al. The impact of professional and social network support on the burden of families of patients with schizophrenia in Italy. Acta Psychiatr Scand 2002; 106:291-98.

6.         Gutierrez-Maldonado J, Caqueo-Urızar A. The effectiveness of a psycho-educational intervention for reducing burden in Latin American families of patients with schizophrenia. Qual Life Res 2007; 16:739-47.

7.         Roick C, Heider D, Bebbington PE et al. Burden on caregivers of people with schizophrenia: comparison between Germany and Britain. Br J Psychiatry 2007; 190:333-8.

8.         Butzlaff RL, Hooley JM. Expressed emotion and psychiatric relapse: a meta-analysis. Arch Gen Psychiatry 1998; 55:547-51.

9.         Maldonado JG, Urizar AC, Kavanagh DJ. Burden of care and general health in families of patients with schizophrenia. Soc Psychiatry Psychiatr Epidemiol 2005; 40:899-904.

10.       Magliano L, Fadden G, Madianos M et al. Burden of the families of patients with schizophrenia: result of the BIOMED I study. Soc Psychiatry Psychiatr Epidemiol 1998; 33:405-12.

11.       Schene AH, Van Wijngaarden B, Koeter MWJ. Family caregiving in schizophrenia: domains and distress. Schizophrenia Bulletin 1998; 4:609-18.

12.       Wong DFK. Stress factors and mental health of carers with relatives suffering from schizophrenia in Hong Kong: implications for culturally sensitive practices. Br J Soc Work 2000; 30:365-82.

13.       Provencher HL, Mueser KT. Positive and negative symptom behaviors and caregiver burden in the relatives of persons with schizophrenia. Schizophr Res 1997; 26:71-80.

14.       Wolthaus JE, Dingemans PM, Schene AH et al. Caregiver burden in recent-onset schizophrenia and spectrum disorders: the influence of symptoms and personality traits. J Nerv Ment Dis 2002; 190:241-7.

15.       Schene AH. Objective and subjective dimensions of family burden: towards an integrative framework for research. Soc Psychiatry Psychiatr Epidemiol 1990; 25:289-97.

16.       Dyck DG, Short R, Vitaliano PP. Predictors of burden and infectious illness in schizophrenia caregivers. Psychosom Med 1999; 61:411-9.

17.       Cook J, Lefley H, Pickett S et al. Age and family among parents of offpring with severe mental illness. Am J Orthopsychiatr 1994; 64:435-47.

18.       Czuchta D, McCay E. Help-Seeking for Parents of Individuals experiencing a First Episode of Schizophrenia. Arch Psychiat Nurs 2001; 15:159-70.

19.       Sefasi A, Crumlish N, Samalani P et al. A little knowledge: Caregiver burden in schizophrenia in Malawi. Soc Psychiatry Psychiatr Epidemiol 2008; 43:160-4.

20.       Webb C, Pfeiffer M, Mueser KT et al. Burden and wellbeing of caregivers for the severely mentally ill: the role of coping style and social support. Schizophr Res 1998; 34:169-80.

21.       Scazufca M, Kuipers E. Stability of expressed emotion in relatives of those with schizophrenia and its relationship with burden of care and perception of patients’ social functioning. Psychol Med 1998; 28:453-61.

22.       Lieberman MA, Fisher L. The impact of chronic illness on the health and well-being of family members. Gerontologist 1995; 35:94-102.

23.       Gallagher SK, Mechanic D. Living with the mentally ill: effects on the health and functioning of other household members. Soc Sci Med 1996; 42:1691-701.

24.       Amerikan Psikiyatri Birliği. Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı, dördüncü baskı (DSM-IV) (Çev. ed.: E Köroğlu). Hekimler Yayın Birliği, Ankara, 1995.

25.       Kay SR, Fiszbein A, Opler LA. The Positive and Negative Syndrome Scale (PANSS) for schizophrenia. Schizophr Bull 1987; 13:261-76.

26.       Kostakoğlu AE, Batur S, Tiryaki A ve ark. Pozitif ve negatif sendrom ölçeğinin (PANNS) Türkçe uyarlamasının geçerlik ve güvenirliği Türk Psikiyatri Derg 1999; 14:23-32.

27.       Hamilton M. A rating scale for depression. J Neurol Neurosurg Psychiatr 1960; 23:56-62.

28.       Akdemir A, Orsel İ, Dag H ve ark. Hamilton depresyon derecelendirme ölçeğinin geçerliliği, güvenilirliği ve klinikte kullanımı. Psikiyatri Psikol Psikofarmakol Derg 1996; 4: 251-9.

29.       Hamilton M. The assessment of anxiety states by rating. Br J Med Psychol 1959; 32:50-5.

30.       Yazici MK, Demir B, Tanriverdi N ve ark. Hamilton Anksiyete Değerlendirme Ölçeği, Değerlendiriciler Arası Güvenirlik ve Geçerlik Çalısması. Türk Psikiyatri Derg 1998; 9:114-7.

31.       Zarit S, Reever K, Bach-Peterson J. Relatives of the impaired elderly: Correlates of feeling of burden. Gerontologist 1980; 20:649-55.

32.       Beck AT, Rush AJ, Shaw BF et al. Cognitive Therapy of Depression, New York: Guilford Press, 1978; 229-56.

33.       Hisli N. Beck Depresyon Envanteri’nin geçerliği üzerine bir çalışma. Türk Psikoloji Dergisi 1988; 6:118-26.

34.       Hisli N. Beck Depresyon Envanteri’nin üniversite öğrencileri için geçerliği, güvenirliği. Türk Psikoloji Dergisi 1989; 7:3-13.

35.       Beck AT, Epstein N, Brown G et al. An inventory for measuring clinical anxiety: psychometric properties. J Consult Clin Psychol 1988; 56:893-7.

36.       Ulusoy M. Beck Anksiyete Envanteri: Geçerlik ve güvenirlik çalışması. Yayınlanmamış uzmanlık tezi. Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, İstanbul, 1993.

37.       Kavanagh DJ. Recent developments in expressed emotion and schizophrenia. Br J Psychiatry 1992; 160:601-20.

38.       Glanville DN, Dixon L. Caregiver Burden, Family Treatment Approaches and Service Use in Families of Patients with Schizophrenia. Isr J Psychiatry Relat Sci 2005; 42:15-22.

39.       Guarnaccia P, Parra P. Ethnicity, social status and families experiences of caring for mentally ill family member. Community Mental Health J 1996; 32:243-60.

40.       Winefield HR, Harvey E J. Needs of family caregivers in chronic schizophrenia. Schizophr Bull 1994; 20:557-66.

41.       Perlick DA, Rosenheck RA, Kaczynski R et al. Components and Correlates of Family Burden in Schizophrenia. Psychiatr Serv 2006; 57:1117-25.

42.       Hazel NA, McDonell MG, Short RA. Impact of multiple-family groups for outpatients with schizophrenia on caregivers’ distress and resources. Psychiatr Serv 2004; 55:35-41.

43.       Montero I, Asencio A, Hernandez I et al. Two strategies for family intervention in schizophrenia: a randomized trial in a Mediterranean environment. Schizophr Bull 2001; 27:661-70.

44.       Pekkala E, Merinder L. Psychoeducation for schizophrenia. Cochrane Database Systematic Review, 2002.



Şizofreni, bakım veren, külfet

2014 © Galenos Yayınevi | Her Hakkı Saklıdır. Gizlilik Bildirimi | Erişilebilirlik