Mehmet Cemal KAYA, Osman VIRIT, Abdurrahman ALTINDAĞ, Salih SELEK, Feridun BÜLBÜL, Mahmut BULUT, Haluk A. SAVAŞ
Amaç: Kesitsel çalışmada Psikotik Bozukluklar Birimi'mizde takip edilen şizofreni hastalarında metabolik sendrom (MetS) sıklığını saptamak ve MetS sıklığı ile hastaların kullandıkları ilaçlar arasındaki ilişkiyi incelemek amaçlanmıştır.
Yöntem: Çalışmaya dahil edilen 87 şizofreni hastasının açlık kan şekeri (AKŞ), yüksek dansiteli lipoprotein (High Density Lipoprotein, HDL) ve trigliserid (TG) değerleri ve o sıradaki arteriyel kan basınçları, bel çevresi, boy ve kiloları değerlendirildi.
Bulgular: MetS sıklığı, Yetişkin Tedavi Paneli III (Adult Treatment Panel III, ATP III) tanı ölçütlerine göre %29.9, ATP III A'ya göre %35.6 ve Uluslararası Diyabet Federasyonu (International Diabetes Federation, IDF) tanı ölçütlerine göre ise %42.5 olarak tespit edilmiştir. Hastaların %27.6'sında MetS ölçütlerinden ikisi pozitifti ancak MetS tanısını karşılamıyordu. MetS ile yaş, hastalığın başlangıç yaşı ve hastalık süresi arasında ilişki yoktu. Tüm tanı ölçütlerine göre erkeklerde MetS daha sıktı ancak bu sadece IDF'ye göre istatistiksel olarak anlamlıydı. Tekli ve çoklu antipsikotik tedavisi alan hastalar arasında MetS sıklığı açısından anlamlı fark saptanmadı. Biperiden kullanan hastalarda MetS sıklığı anlamlı olarak kullanmayanlara göre daha düşüktü.
Sonuç: Çalışmamızda MetS sıklığı bazı çalışmalara göre düşük oranlarda olsa da genel olarak şizofrenide bildirilmiş oranlara benzerlik göstermektedir. Şizofreni hastalarının takiplerinde ve tedavi seçeneklerinde MetS ciddiyetle göz önüne alınmalıdır, gerekli durumlarda erken dönemde risk azaltıcı müdahaleler yapılmalıdır. (Nöropsikiyatri Arşivi 2009; 46: 13-8)
Mehmet Cemal KAYA, Osman VIRIT, Abdurrahman ALTINDAĞ, Salih SELEK, Feridun BÜLBÜL, Mahmut BULUT, Haluk A. SAVAŞ
mcemalkaya@yahoo.com
Amaç: Kesitsel çalışmada Psikotik Bozukluklar Birimi'mizde takip edilen şizofreni hastalarında metabolik sendrom (MetS) sıklığını saptamak ve MetS sıklığı ile hastaların kullandıkları ilaçlar arasındaki ilişkiyi incelemek amaçlanmıştır.
Yöntem: Çalışmaya dahil edilen 87 şizofreni hastasının açlık kan şekeri (AKŞ), yüksek dansiteli lipoprotein (High Density Lipoprotein, HDL) ve trigliserid (TG) değerleri ve o sıradaki arteriyel kan basınçları, bel çevresi, boy ve kiloları değerlendirildi.
Bulgular: MetS sıklığı, Yetişkin Tedavi Paneli III (Adult Treatment Panel III, ATP III) tanı ölçütlerine göre %29.9, ATP III A'ya göre %35.6 ve Uluslararası Diyabet Federasyonu (International Diabetes Federation, IDF) tanı ölçütlerine göre ise %42.5 olarak tespit edilmiştir. Hastaların %27.6'sında MetS ölçütlerinden ikisi pozitifti ancak MetS tanısını karşılamıyordu. MetS ile yaş, hastalığın başlangıç yaşı ve hastalık süresi arasında ilişki yoktu. Tüm tanı ölçütlerine göre erkeklerde MetS daha sıktı ancak bu sadece IDF'ye göre istatistiksel olarak anlamlıydı. Tekli ve çoklu antipsikotik tedavisi alan hastalar arasında MetS sıklığı açısından anlamlı fark saptanmadı. Biperiden kullanan hastalarda MetS sıklığı anlamlı olarak kullanmayanlara göre daha düşüktü.
Sonuç: Çalışmamızda MetS sıklığı bazı çalışmalara göre düşük oranlarda olsa da genel olarak şizofrenide bildirilmiş oranlara benzerlik göstermektedir. Şizofreni hastalarının takiplerinde ve tedavi seçeneklerinde MetS ciddiyetle göz önüne alınmalıdır, gerekli durumlarda erken dönemde risk azaltıcı müdahaleler yapılmalıdır. (Nöropsikiyatri Arşivi 2009; 46: 13-8)
Metabolik sendrom (MetS) merkezi şişmanlıkta (santral obezite) artış, lipid profillerinde bozulma, kan basıncında artış ve açlık kan şekeri yüksekliği gibi bazı metabolik parametrelerin bozulduğu bir tıbbi durumdur (1). Özellikle kardiyovasküler hastalıklar için ciddi risk oluşturan önemli bir morbidite ve mortalite nedenidir (2).
MetS'yi tanımlamak için oluşturulan ölçütlerden en çok bilineni ve klinik pratikte en çok tercih edileni ATP III' dür (3-5). Diğer bir tanımlama (ATP III A) Amerikan Kalp Birliği (AHA) tarafından yapılmıştır (6). Hem ATP III hem de ATP III A'da belirlenen 5 ölçütten herhangi üçünün birlikte bulunması MetS olarak tanımlanmıştır. Her iki tanımlama arasındaki fark ise AKŞ sınırının ATP III ölçütlerine göre 110 mg/dl, ATP III A ölçütlerine göre 100 mg/dl olarak kabul edilmesidir. Başka bir tanımlama Uluslararası Diyabet Federasyonu (International Diabetes Federation, IDF) tarafından yapılmıştır (7). Bu tanımlamada da 5 ölçüt mevcuttur, ancak bel çevresi genişliği ile ilgili ölçütün bulunması zorunlu, diğer 4 ölçütten de ikisinin olması gerekmektedir. Ayrıca bu tanımlamada bel çevresi genişliği daha aşağı çekilmiştir. Tablo 1'de her üç tanımlamaya göre MetS tanı ölçütleri gösterilmiştir (8).
Metabolik sendrom yaygınlığı yaşla artmaktadır. Ayrıca fiziksel aktivite azlığı, beden kitle indeksinin (BKİ) 25'ten fazla olması, ailede şeker hastalığı öyküsü, hipertansiyon, kardiyovasküler hastalıklar, polikistik over sendromu, sigara kullanımı, diyette artmış yağ içeriği, hiperfaji ve stresle başa çıkma zorlukları gibi nedenler MetS gelişme riskini arttırmaktadır (9,10).
Psikiyatrik hastalıklar ve MetS arasındaki ilişki, psikiyatristler açısından giderek bir halk sağlığı sorunu olarak önem kazanmaktadır (11). MetS ve psikiyatrik hastalık birlikteliği yaşam kalitesini önemli derecede kötü yönde etkilemektedir (12). Genel olarak psikiyatrik hastalıklarda obezite, şeker hastalığı, MetS ve kardiyovasküler hastalıklar daha yüksek oranlarda görülmektedir (11,13). Şizofrenide obezite ve şeker hastalığı genel topluma göre daha yaygındır (14). Şizofreni hastalarında MetS için risk etmeni olabilecek durumlar; fiziksel hareket azlığı, dengesiz beslenme, yüksek obezite sıklığı, yüksek sigara kullanım oranı, antipsikotik ilaç kullanımı ve fiziksel sağlığı koruma ve sürdürme için sağlık sisteminden gerekli yardım almada yetersizlikler olarak sayılabilir (8). Şizofrenide MetS'nin veya bileşenlerinin neden olduğu kardiyovasküler komplikasyonlar tüm ölüm nedenleri arasında giderek ön sıralara doğru ilerlemektedir (15). Son yıllarda özellikle şizofreni hastalarında MetS sıklığını araştıran birçok çalışma yapılmıştır ve mevcut çalışmalarda şizofrenide MetS sıklığı geniş bir aralıkta bildirilmiştir (%28.3-%61) (16-22). Bununla birlikte Türkiye'de yapılmış çalışma sayısı sınırlı sayıdadır.
Şizofreni tedavisinde kullanılan antipsikotiklerin metabolik yan etkileri ortaya konulmuştur. Özellikle de atipik antipsikotikler, birçok avantajı nedeniyle yaygın kullanımının yanı sıra bazılarının ciddi metabolik yan etkileri bulunmakta, diyabet ve MetS riskini arttırmaktadır (23).
Bu kesitsel çalışmada Psikotik Bozukluklar Birimi'mizde takip edilen şizofreni hastalarında MetS sıklığını saptamak, MetS'un özeliklerini ve MetS ile kullanılan ilaçlar arasındaki ilişkiyi incelemek amaçlanmıştır.
Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Psikotik Bozukluklar Birimi'ne başvuran, DSM-IV-TR tanı ölçütlerine göre şizofreni tanısı almış, 18-65 yaş arası, son kullandığı antipsikotik ilaç veya ilaçları en az son 3 aydır kullanmakta olan 87 hasta çalışmaya alınmıştır. Psikiyatrik eş hastalığı olanlar, alkol ya da başka bir psikoaktif madde (sigara dışında) bağımlığı veya kötüye kullanımı olanlar çalışmadan dışlanmıştır. Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Etik Kurulu'ndan araştırma için onay alınmıştır. Çalışmaya alma ölçütlerine uygun olan hastalar ve yakınları çalışma hakkında bilgilendirilerek sözlü ve yazılı onayları alınmıştır. Psikotik Bozukluklar Birimi'mizde takip edilen her hastaya rutin olarak doldurulan sosyodemografik veri ve takip formu aracılığıyla yaş, cinsiyet gibi sosyodemografik değişkenler, hastalık süresi, hastalığın başlangıç yaşı, psikiyatrik ve diğer eş hastalıklar, kullandığı ilaçlar, sigara içip içmedikleri ve içtikleri sigara miktarları kaydedilmiştir.
Çalışmaya alınan her hastanın, boy, kilo, bel çevresi, kan basıncı, AKŞ, HDL, TG, total kolesterol ve LDL ölçümleri yapılmıştır. Bel çevresi, bel bölgesi çıplak olarak iliak tepenin ilk sınır seviyesinde abdomen mezura ile ölçüldü ve santimetre olarak kaydedildi. Ölçüm hasta rahat nefes alıp verirken nefes verme sonunda yapılmıştır. Kan basıncı ölçümü, hasta kahve, sigara içmeden, ölçüm öncesi en az 5 dakika dinlendikten sonra oturur durumda tek sefer yapılmıştır. Tüm hastaların boy ve kilolarından BKİ'leri hesaplanmıştır. Biyokimyasal ölçümler için kan örnekleri sabah aç durumda iken alınmıştır. Ölçümler Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi Merkez Laboratuvarı'nda yapıldı. Elde edilen verilerler değerlendirilerek hastaların MetS tanısını karşılayıp karşılamadığına bakılmıştır.
Verilerin istatistiksel değerlendirmesi için SPSS (Sosyal Bilimler İstatistik Programı) for Windows 13.0 programı kullanıldı. Verilerde öncelikle tanımlayıcı istatistikler oranlar ve ortalamalar hesaplanarak yapıldı. Oranların karşılaştırılmasında ki kare testi, sürekli değişken özelliği taşıyan verilerin karşılaştırılmasında t testi kullanıldı. Korelasyon için Kendall Tau bağıntı analizi kullanıldı. Sürekli değişkenlerin gruplar arası karşılaştırmalarında ise ANAVO testi ve post-hoc LSD testi kullanıldı. p<0.05 ise sonuçlar anlamlı olarak kabul edildi.
Hastaların sosyodemografik özellikleri, hastalığın başlangıç yaşı ortalaması, ortalama hastalık süresi, yatış sayısı ortalaması, şizofrenin alt tiplerine göre dağılımı, sigara kullanma oranı ve sigara tüketiminin ortalama değeri Tablo 2'de gösterilmiştir. Erkek ve kadın arasında yaş, hastalığın başlangıç yaşı, hastalık süresi açısından fark yoktu (p>0.05). Erkeklerde sigara içimi (%66.7) kadınlara (%8.3) göre belirgin olarak yüksekti (x2=29.38, df=1, p<0.001).
İki hasta 20 yaş altında idi (18 ve 19 yaşında). Bu hastalara da 20 yaş üzeri hastalara uygulanan MetS tanı ölçütleri uygulanmıştır. MetS'un çocuk ve ergenlerde yaygınlığı, klinik özellikleri, tanı ölçütleri ve tanı ölçütlerinin eşik değerlerinin iyi tanımlanmaması ve bu konuda bir uzlaşı olmaması nedeni ile bu durum belirtilmiştir (24).
Tablo 3'de ATP III, ATP III A ve IDF ölçütlerine göre MetS sıklıkları gösterilmiştir. MetS'un tüm ölçütlerini ATP III'e göre 4 hasta, ATP III A ve IDF'ye göre 5 hasta karşılıyordu. Bu hastalardan 2'si daha önceden DM tanısı almış hastalardı. ATP III'e göre MetS tanı ölçütlerinden; HDL düşüklüğü 46 (%52.9), TG yüksekliği 43 (%49.4), abdominal obezite 41 (%47.1), yüksek kan basıncı 28 (%29.9) ve AKŞ yüksekliği 16 (%18.4) hastada vardı. MetS sıklığı IDF'ye göre erkek hastalarda kadınlara oranla istatistiksel olarak daha yüksekti. ATP III ve ATP III A'ya göre de yine erkeklerde daha yüksekti ancak bu istatistiksel olarak anlamlı değildi (Tablo 3). MetS ile yaş, hastalığın başlangıç yaşı ve hastalık süresi arasında ilişki yoktu (p>0.05). Yine sigara içimi ile MetS arasında ilişki yoktu. Erkek ve kadınlar ayrı ayrı değerlendirildiğinde de sigara içimi ile MetS arasında ilişki saptanmadı (p>0.05).
Kullanılan antipsikotik ilaçlarla ilgili özellikler Tablo 4'de verilmiştir. Kullanılan antipsikotikler heterojen dağılım gösterdiğinden hastalar tek ve çoklu (kombine) antipsikotik kullananlar olmak üzere iki gruba ayrılarak karşılaştırılmıştır (Tablo 4). En sık kullanılan antipsikotikler risperidon ve olanzapin idi. Hastaların yaklaşık üçte ikisi tedavilerini tek antipsikotikle sürdürmekte idi. Tek antipsikotik alan hastaların %92.9'u (52 kişi) atipik, %7.1'i (4 kişi) tipik antipsikotik kullanmaktayken, çoklu antipsikotik alan hastaların %96.8'inin (30 kişi) tedavisinde atipik, %48.4'ünde ise (15 kişi) tipik antipsikotik yer almaktaydı. ATP III, ATP III A ve IDF'ye göre tek antipsikotik ve çoklu antipsikotik tedavisi alan hasta grupları arasında MetS sıklığı açısından fark yoktu (p>0.05). Atipik antipsikotiklerin alt analizleri yapıldığında farklı atipik antipsikotikleri kullanan hastalar arasında MetS sıklığı açısından anlamlı farklılık saptanamadı. Tipik ve atipik antipsikotik kullanan hastalar arasında da MetS sıklığı açısından anlamlı bir farklılık yoktu (p>0.05). Yine tek antipsikotik ve çoklu antipsikotik kullanan hastalar arasında MetS'un alt metabolik parametreleri açısından anlamlı bir farklılık tespit edilmedi (Tablo 5). MetS sıklığı ile eşdeğer ilaç dozları arasında ilişki yoktu (p>0.05). MetS sıklığı ATP III, ATP III A ve IDF'ye göre biperiden alan hastalarda anlamlı olarak daha düşüktü (sırasıyla x2=10.19, df=1, p=0.001, x2 =11.17, df=1, p=0.001 ve x2=10.28, df:=1, p=0.001).
Bu çalışmada şizofreni hastalarında MetS sıklığını ATP III'e göre %29.9, ATP III A'ya göre %35.6 ve IDF'ye göre %42.5 olarak tespit ettik.
Normal toplumda MetS sıklığı ABD‘de %25, Avrupa'da %18-20 civarında bildirilmiştir (25). Ülkemizde normal toplumda MetS sıklığını Kozan ve arkadaşları (26) %33.9, Onat ve arkadaşları (27) %37 ve Gemalmaz ve arkadaşları ise (28) ATP III ve IDF'ye göre sırasıyla %38.1 ve %41.4 olarak saptamışlardır.
Şizofrenide MetS yaygınlığı mevcut literatürde geniş bir aralıkta bildirilmiştir (%28.3-%61) (16-22). Ülkemizdeki şizofreni hastalarında yapılan MetS sıklığı ile ilgili çalışmalarda da farklı sonuçlar mevcuttur. Kurt ve arkadaşları kronik psikiyatrik hasta servisinde uzun süredir yatarak (ortalama 16 yıl) tedavi görmekte olan 296 şizofreni hastasının %18.9'unun IDF'ye göre MetS tanısı aldığını bildirmişlerdir (29). Bu oran, sınırları daha esnek olan IDF'ye göre yapılmış olmasına karşın bizim çalışmamıza ve diğer birçok çalışmaya göre oldukça düşüktür. Yazarlar bunu, bu hastaların sürekli hastanede kalmakta olan hastalar olması nedeniyle beslenmelerinin düzenli, dengeli ve kalorisi hesaplanmış öğünler almaları, ayrıca hipertansiyon ya da DM için risk altında olanların diyetlerinin daha kontrollü verilmesi ve genel tıbbi durumlarının daha iyi takip ediliyor olmasının kısmen de olsa açıklayabileceğini belirtmiştir (29). Vural, 92 şizofreni hastasında MetS sıklığını, ATP III' e göre %44.6, IDF'ye göre %64.1 olarak bulmuş (13), Cerit ve arkadaşları 100 şizofreni hastasında MetS sıklığını ATP III'e göre %21, ATP III A'ya göre %34, IDF'ye göre %41 olarak tespit etmişlertir (8). Böke ve arkadaşları 231 şizofreni hastasında IDF'ye göre MetS sıklığını %32 olarak (16), Öyekçin ise ATP III'e göre %35.3 olarak bildirmiştir (30)
Çalışmamıza göre şizofreni hastalarında MetS sıklığı ülkemizdeki normal topluma göre daha düşüktür (26-28). Şizofreni ile ilgili ülkemizdeki çalışmalara göre ise, biz MetS sıklığını Böke ve arkadaşları (16) ve Kurt ve arkadaşlarının (29) çalışmalarına göre daha yüksek, Vural'ın (13) çalışmasına göre düşük, Cerit ve arkadaşları (8) ve Öyekçin'in (30) çalışmalarına benzer sıklıkta bulduk. Hastalarımızın yaş ortalamasının nispeten düşüklüğü (34.4±9.2), hastaların %27.6'sında MetS ölçütlerinden ikisinin pozitif olması ancak bunların MetS tanısını karşılamaması durumu etkileyen etmenlerden olabilir. Araştırmamızda kullanılan ATP III tanı ölçütlerinin ATP III A ve IDF'ye göre sınırlarının daha dar olması MetS sıklığını dikkat çekici ölçüde azalttığı görülmektedir. Metabolik sendrom araştırmalarında özellikle eşik altı değerler çok iyi değerlendirilmelidir. Örneğin MetS tanısında, kan şekeri ile ilgili ölçütün oral glikoz tolerans testi (OGTT) ile değerlendirilmesinin daha sağlıklı sonuç vereceği öne sürülmüştür (31).
Bulgularımızda MetS tanı ölçütlerinden özellikle HDL düşüklüğü, TG yüksekliği ve abdominal obezitenin yüksek oranda pozitifliği dikkat çekmektedir. Bel çevresi ölçümü merkezi tip yağlanma düzeyini göstermektedir. MetS'un merkezi tip yağlanma ile ilişkisinin obezite ile olandan daha güçlü olduğu belirtilmektedir (32). Yani yağlanmanın miktarından çok dağılımı daha fazla risk oluşturmaktadır. Tek başına bel çevresi ölçümünün MetS'un önemli bir belirleyicisi olabileceği öne sürülmüştür (33). Straker ve arkadaşları atipik antipsikotik kullanan hastalarda abdominal obezitenin MetS tanısı koymada %92 oranında duyarlı olduğunu tespit etmiştir (33). En son tanımlanan IDF'de MetS tanısı için bel çevresi ile ilgili ölçütün bulunma zorunluluğu da abdominal obezitenin önemini ortaya koymaktadır. Ülkemizde gerek normal toplumda gerek şizofrenide MetS tespit edilen kişilerde HDL düşüklüğünün yüksek oranda bulunması dikkat çekicidir. Çalışmamızda da HDL düşüklüğü yüksek olarak bulunmuştur (8,34).
IDF'ye göre MetS sıklığını erkek hastalarda kadınlara oranla daha yüksek bulduk. ATP III ve ATP III A'ya göre de erkeklerde MetS daha yüksekti ancak aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı değildi. Erkeklerde MetS sıklığının kadınlara göre yüksek olmasıyla ilişkili bir değişken tespit edemedik. Bunu olasılıkla rastlantısal olarak MetS için daha riskli erkek hastaların çalışmaya alınmış olmasıyla açıklayabiliriz. Daha önce ikiuçlu bozuklukta yaptığımız bir çalışmada MetS sıklığı cinsiyetler arasında farklı değildi (35). Şizofreni hastalarında ATP III ile yapılan çalışmaların çoğuna göre MetS'da cinsiyet farkının olmadığı bildirilmiştir (8,13,18,31,36,37), ancak cinsiyet farkının olduğunu bildiren araştırmalar da vardır (16,29, 30). Ülkemizde normal toplumdaki çalışmalarda MetS kadınlarda daha yüksek olarak bildirilmiştir (26,27). Şizofrenide MetS sıklığını Kurt ve arkadaşları (29) ve Böke ve arkadaşları (16) kadınlarda daha yüksek, buna karşın Öyekçin (30) ise erkeklerde daha yüksek saptamıştır.
Birçok çalışmada uzun hastalık süresi ve ileri yaşın MetS için önemli bir risk faktörü olduğu öne sürülmüştür (33,38). Biz MetS sıklığı ile hastalık süresi ve yaş arasında ilişki saptamadık.
Şizofrenide antipsikotik ilaçların MetS ile ilişkisi ortaya konulmuştur. Antipsikotikler arasında da MetS riski açısından farklılıklar mevcuttur (39,40). Biz kullanılan antipsikotiklerin heterojen dağılımından dolayı tek ve çoklu antipsikotik kullananlar olarak iki gruba ayırarak karşılaştırma yaptık. Tek ve çoklu antipsikotik kullanan hastalar arasında MetS sıklığı açısından anlamlı fark bulamadık (%28.6 ve %32.3). Şizofrenide birçok hasta tedavilerini çoklu antipsikotikle sürdürmektedirler. Correl ve arkadaşları MetS sıklığını çoklu antipsikotik kullanan hastalarda %50, tek antipsikotik alan hastalarda ise %34.3 olarak saptamışlardır (41). Öyekçin MetS sıklığı ile antipsikotik kullanımı arasında ilişki olmadığını ve ayrıca tek ve çoklu antipsikotik kullanan hastalar arsında da MetS sıklığı açısından fark olmadığını bulmuştur (30). Birçok çalışmada MetS sıklığı ve ilaç dozları arasında ilişki olmadığı bildirilmiştir (42-44). Çalışmamızda da eşdeğer dozlar ile MetS sıklığı arasında ilişki bulamadık, yani doz arttıkça MetS sıklığında artış yoktu.
İlginç olarak MetS sıklığını ATP III, ATP III A ve IDF'ye göre biperiden alanlarda anlamlı olarak daha düşük bulduk. Biperidenin doğrudan etkisi ile bunu açıklayabilecek literatürde bir bilgi yoktur. Biperiden kullanımı daha çok bilindiği üzere tipik antipsikotiklerle beraberdir. Literatürde tipik antipsikotiklerin genellikle daha az metabolik yan etki yaptığına işaret edilmektedir (17,40). Bizim hastalarımızda biperiden en çok çoklu antipsikotik alan ve sonrasında risperidon kullananlarda vardı. Bu durumda biperidenin etkisini tipik-atipik farklılığı ile açıklayamayız. Ayrıca atipik antipsikotiklerin alt analizlerinde de risperidon kullanan hastalar MetS sıklığı açısından diğer hastalardan ayrışmadığı için biperiden etkisi risperidonun aracılık ettiği bir durum olarak açıklanamaz. Sonuç olarak, biperiden kullanan hastalarda MetS sıklığının kullanmayanlara göre anlamlı olarak düşük olmasını, bugün için, açıklayacak bir veri bulunmamaktadır ve bu sonuç rastlantısal olarak nitelenebilir.
Çalışmamızın kesitsel nitelikte olması, çalışmadaki hasta sayısının nispeten az olması, farklı ilaç gruplarında hasta sayılarının benzer dağılım göstermemesi araştırmanın kısıtlılıklarıdır. Ayrıca düzenli olarak takipleri olan bu hastaların tedavisinin hekim tarafından hastaların genel metabolik durumları, ilaçların bilinen yan etkileri, hastalığın tedaviye yanıtına veya dirençli olmasına göre büyük olasılıkla düzenlenmiş olabileceği nedeni ile ilaçlarla ilgili sonuçlar etkilenmiş olabilir.
Sonuç olarak çalışmamızda MetS sıklığı birçok çalışmaya göre düşük oranlarda olsa da genel olarak şizofrenide bildirilmiş oranlara benzerlik göstermektedir. Bununla beraber MetS tanısını karşılamayan ancak ölçütlerden eşik değere yaklaşan hasta oranı da önemli derecede yüksektir. Bunlar beraber değerlendirildiğinde MetS şizofrenide uzun dönemde, yol açtığı şeker hastalığı, kardiyovasküler hastalıklar ve bunlarla bağlantılı morbidite ve mortalite için çok önemli bir durumdur. Dolayısı ile şizofreni hastalarının takiplerinde ve tedavi seçeneklerinde MetS ciddiyetle göz önüne alınmalıdır. Özellikle bunun için erken değerlendirmeler iyi yapılmalı, takiplerde iyi moniterize edilmeli ve riski azaltıcı önlemler alınmalıdır.
1. Haffner SM, Valdez RA, Hazuda HP et al. Prospective analysis of the insulin resistance syndrome (syndrome X). Diabetes 1992; 41: 715-22.
2. Gami AS, Witt BJ, Howard DE et al. Metabolic syndrome and risk of incident cardiovascular events and death: a systematic review and meta-analysis of longitudinal studies. J Am Coll Cardiol 2007; 49: 403-14.
3. Morrow DA, Ridker PM. C-reaktive protein, inflammation and coronary risk. Med Clin North Am 2000; 84: 149-61.
4. Dekker JM, Girman C, Rhodes T et al. Metabolic Syndrome and 10-Year Cardiovascular Disease Risk in the
5. Expert Panel on Detection, Evaluation, and Treatment of High Blood Cholesterol in Adults: Executive Summary of the Third Report of the National Cholesterol Education Program (NCEP) Expert Panel on Detection, Evaluation, and Treatment of High Blood Cholesterol in Adults (Adult Treatment Panel III). JAMA 2001; 285: 2486-7.
6. Grundy SM, Brewer B, Cleeman JL ve ark. Definition of metabolic syndrome: report of the national heart, lung and blood institude/american heart association conference on scientific issues related to definition. Circulation 2004; 109: 433-8.
7. International Diabetes Federation. The IDF consensus worldwide definition of the metabolic syndrome. International Diabetes Federation, Brussels, 2005.
8. Cerit C, Özten E, Yıldız M. Şizofreni hastalarında Metabolik Sendrom sıklığı ve ilişkili etmenler. Turk Psikiyatri Derg 2008; 19: 124-32.
9. Mete L, Ünsal PÇ. Yenin Kuşak Antipsikotiklerin Metabolik Yan Etkileri. Klinik Psikofarmakoloji Bülteni 2004; 14: 168-77.
10. By Mayo clinic staff. Metabolic syndrome and risk factors. Mayo foundation for medical education and research 2004; 37: 454-74.
11. Toalson P, Ahmed S, Hardy T ve ark. The metabolic syndrome in patients with severe mental illnesses. Prim Care Companion J Clin Psychiatry 2004; 6: 152-8.
12. Altındağ A, Demirbağ R, Saraçoğlu G. Metabolik Sendromda Yaşam Kalitesi: Komorbid Psikiyatrik Bozuklukların Etkisi. Türkiye'de Psikiyatri 2008; 10: 29-33.
13. Vural M. Şizofreni ve bipolar affektif bozukluk hastalarında antipsikotik ilaç kullanımı ile Metabolik Sendrom ve diğer metabolik süreçlerin ilişkisinin incelenmesi. Yayınlanmamış Uzmanlık Tezi, İstanbul, Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Psikiyatri Kliniği, 2007.
14. Casey DE. Metabolic issues and cardiovascular disease in patients with psychiatric disorders. Am J Med 2005; 118: 15-22.
15. Ito MK. The metabolic syndrome: pathophysiology, clinical relevance and use of niacin. Ann Pharmacother 2004; 38: 277-85.
16. Boke O, Aker S, Sarisoy G ve ark. Prevalence of metabolic syndrome among inpatients with schizophrenia. Int J Psychiatry Med 2008; 38: 103-12.
17. McEvoy JP, Meyer JM, Goff DC ve ark. Prevalence of the metabolic syndrome in patients with schizophrenia: baseline results from the clinical antipsychotic trials of ıntervention effectiveness (CATIE) schizophrenia trial and comparison with national estimates from NHANES III. Schizophr Res 2005; 80: 19-32.
18. De Hert MA, Winkel RV, Eyck DV ve ark. Prevalence of the metabolic syndrome in patients with schizophrenia treated with antipsychotic medication. Schizoph Res 2006; 83: 87-93.
19. Meyer J, Loh C, Leckband SG ve ark. Prevalence of the metabolic syndrome in Veterans with schizophrenia. Journal of Psychiatric Practice 2006; 12: 5-10.
20. Newcomer JW. Metabolic considerations in the use of antipsychotic medications: a review of recent evidence. J Clinical Psychiatry 2007; 68: 20-7.
21. Ryan MCM, Thakore JH. Physical consequences of schizophrenia and its treatment: The metabolic syndrome. Life Sciences 2002; 71: 239-57.
22. Correl CU, Frederickson AM, Kane JM ve ark. Metabolic syndrome and the risk of coronary heart disease in 367 patients treated with second-generation antipsychotic drugs. J Clin Psychiatry 2006; 67: 575-83.
23. Bakos CD, Berecz R, Degrell I. Effect of atypical antipsychotics on metabolism. Neuropsychopharma Col Hung 2004; 6: 86-9.
24. Semiz S, Bican M, Çakaloz İ ve ark. Çocukluk çağı obezitesinde metabolik sendrom prevelansı. 50. Milli Pediatri Kongresi, (08-12 Kasım 2006, Aksu-Antalya), Tam Metin Kitabı, 2006, s.112-5.
25. Van Gaal LF. Long-term health considerations in schizophrenia: Metabolic effects and the role of abdominal adiposity. European Neuropsychopharmacology 2006; 16: 142-8.
26. Kozan O, Oguz A, Abaci A ve ark. Prevalence of the metabolic syndrome among Turkish adults. Eur J Clin Nutr 2007; 61: 548-53.
27. Onat A, Ceyhan K, Sansoy V ve ark. Erişkinlerimizin yarısında bulunan dislipidemi ve metabolik sendromun özellikleri ve kombine hiperlipidemi ile ilişkisi: aynı zamanda plazma TG düzeyi üst sınırı konusunda bir katkı. Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi 2001; 29: 274-85.
28. Gemalmaz A, Aydın S, Başak O ve ark. Prevalence of the Metabolic Syndrome in a Rural Turkish Population: Comparison and Concordance of Two Diagnostic Criteria. Turk J Med Sci 2008; 38: 159-65.
29. Kurt E, Altınbaş K, Alataş G ve ark. Kronik Psikiyatrik Hasta Servislerinde Tedavi Görmekte Olan Şizofreni Hastalarında Metabolik Sendrom Sıklığı. Türkiye’de Psikiyatri 2007; 3: 141-5.
30. Öyekçin DG. Bir grup şizofreni ve şizoaffektif bozukluk hastasında metabolik sendrom sıklığı. Anadolu Psikiyatri Dergisi 2009; 10: 26-33.
31. Nurkalem Z, Orhan AL, Alper AT ve ark. Akut koroner sendromlu, diyabetik olmayan hastalarda metabolik sendrom ile TIMI risk skoru arasındaki ilişki. Türk Kardiyol Dern Arfl - Arch Turk Soc Cardiol 2007; 35: 231-6.
32. Kato MM, Currier MB, Gomez CM ve ark. Prevalence of metabolic syndrome in hispanic and non-hispanic patients with schizophrenia. Prim Care Companion J Clin Psychiatry 2004; 6: 74-7.
33. Straker D, Correll CU, Kramer-Ginsberg E ve ark. Cost-effective screening for the metabolic syndrome in patients treated with second-generation antipsychotic medications. Am J Psychiatry 2005; 162: 1217-21.
34. Onat A, Sansoy V; Halkımızda koroner hastalığın başsuçlusu metabolik sendrom: sıklığı, unsurları, koroner risk ile ilişkisi ve yüksek risk kriterleri. Türk Kardiyol Dern Arş 2002; 30: 8-15.
35. Yumru M, Savas HA, Kurt E ve ark. Atypical antipsychotic related metabolic syndrome in bipolar patients. J Affect Disord 2007; 98: 247-52.
36. Heiskanen T, Niskanen L, Lyytikainen R ve ark. Metabolic syndrome in patients with schizophrenia. J Clin Psychiatry 2003; 64: 575-9.
37. Hagg S, Lindblom Y, Mjörndal T. High prevalence of the metabolic syndrome among a Swedish cohort of patients with schizophrenia. Int Clin Psychopharmacol 2006; 21: 93-8.
38. Bermudes RA, Keck PE Jr, Welge JA. The prevalence of the metabolic syndrome in psychiatric inpatients with primary psychotic and mood disorders. Psychosomatics 2006; 47: 491-7.
39. Nasrallah HA, Newcomer JW. Atypical antipsychotics and metabolic dysregulation: Evaluating the risk/benefit equation and improving the standard of care. J Clin Psychopharmacol 2004; 24: 7-14.
40. Altınbaş K, Kurt E, Oral ET. İkinci kuşak antipsikotiklerin endokrin yan etkileri: istisna mı, kural mı?. Anadolu Psikiyatri Dergisi 2005; 6: 259-266.
41. Correl CU, Fredericson AM, Kane JM ve ark. Does antipsychotic polypharmacy increase the risk for metabolic syndrome? Schizophr Res 2007; 89: 91-100.
42. Hummer M, Kemmler G, Kirz M. Weight gain induced by clozapine. Eur Neuropsychopharmacol 1995; 5: 437-40.
43. Kinon BJ, Basson BR, Glimore JA ve ark. Longterm olanzapine treatmend: Weight related Health factors in schizophrenia. J Clin Psychiatry 2001; 62: 92-100.
44. Lee E, Leung CM, Wong E. Atypical antipsychotics and weight gain in Chinese patients: a comparison of olanzapine and risperidone. J Clin Psychiatry 2004; 65: 864-6..
Şizofreni, metabolik sendrom, antipsikotikler
